⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 383
🕐 Son Güncelleme: 09.10.2026 12:42
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- TCMB ev sahipliğinde düzenlenen İstanbul Ekonomi Forumu’nda, küresel ticaret savaşları ve korumacılık politikalarının ekonomik büyümeye etkileri tartışıldı.
- Malezya ve Gürcistan merkez bankası temsilcileri, ticari belirsizliklerin yatırım ve tedarik zinciri üzerindeki risklerini vurgulayarak saha verilerinin önemine dikkat çekti.
- Forumda, merkez bankalarının fiyat istikrarını korurken büyüme dengesini nasıl sağlayacağı ve küresel piyasalardaki ayrışma süreçleri ele alındı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen İstanbul Ekonomi Forumu, dünya genelinden merkez bankası başkanlarını ve üst düzey politika yapıcılarını ağırlamaya devam ediyor. Küresel ekonominin hassas bir dönemden geçtiği bu günlerde, forumun ana gündem maddesini “Ticaretteki Belirsizlik Ortamında Büyümeyi Dengelemek: Dış ve İç Talebin Rolü” başlıklı panel oluşturdu.
Küresel Ticarette Koruma Duvarları ve Riskler
Dünya Bankası Grubu Başekonomist Yardımcısı Ayhan Köse’nin moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda; artan korumacılık eğilimleri, ticaret savaşları ve gümrük tarifelerinin enflasyon ile para politikaları üzerindeki dönüştürücü etkileri masaya yatırıldı. Uzmanlar, ülkelerin iç ve dış talep arasında kurması gereken hassas dengenin, sürdürülebilir büyüme için tek yol olduğunu ifade ediyor. Özellikle ticari kredilerde alarm zilleri çalarken, merkez bankalarının bu süreçteki proaktif tutumu kritik önem taşıyor.
Saha Verileri ve Tahminlerin Gücü
Malezya Merkez Bankası Başkanı Abdul Rasheed Ghaffour, politika yapım sürecinde “saha temaslarının” hayati bir rol oynadığını belirtti. Ghaffour, çok uluslu şirketlerle yapılan görüşmelerin, sipariş defterlerindeki değişimleri önceden görmelerine olanak tanıdığını ifade etti. Yapay zeka ve teknoloji döngüsündeki yükselişin üreticileri desteklediğini aktaran Ghaffour, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin lojistik maliyetlerini artırdığını ancak işletmelerin alternatif kaynaklar konusunda yüksek çeviklik gösterdiğini kaydetti.
Öte yandan, ekonomi dünyasında yaşanan bu gelişmelerin yanı sıra, Türkiye’nin küresel ölçekteki başarıları da dikkat çekiyor. Tıpkı Türk müteahhitlik sektöründeki 570 milyar dolarlık devasa başarı gibi, Türkiye’nin finansal merkez olma vizyonu da bu forum ile bir kez daha tescillenmiş oldu.
Belirsizlik, Tarifelerin Kendisinden Daha Zararlı
Gürcistan Ulusal Bankası Birinci Başkan Yardımcısı Ekaterine Mikabadze ise ticaret politikalarındaki belirsizliğin, tarifelerin bizzat kendisinden daha yıpratıcı olduğunu savundu. Küçük ve dışa açık ekonomilerin, küresel dalgalanmalara karşı savunmasız kaldığını vurgulayan Mikabadze, şirketlerin ve yatırımcıların geleceği öngörememesinin, uzun vadeli yatırım rotalarını sekteye uğrattığını belirtti. Panelde ayrıca tedarik zincirlerinin yeniden yapılanması ve küresel finansal piyasalardaki olası ayrışmalar karşısında merkez bankalarının alabileceği önleyici politika seçenekleri derinlemesine incelendi.
Forum, katılımcı ülkelerin ekonomik istikrarını koruma adına iş birliği mesajlarıyla devam ediyor. Küresel ekonominin yeniden şekillendiği bu dönemde, İstanbul Finans Merkezi, merkez bankaları için stratejik bir buluşma noktası olmaya devam ediyor.



