Sağlık

İstanbul’da Şoke Eden Veri: Bir Hasta Yılda 337 Kez Hastaneye Gitti!

İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, sağlık kaygısı nedeniyle bir yılda 337 kez hastaneye başvuran KOAH hastası vakasını açıkladı.

OKUMA AYARLARI
İstanbul’da Şoke Eden Veri: Bir Hasta Yılda 337 Kez Hastaneye Gitti!
İstanbul’da Şoke Eden Veri: Bir Hasta Yılda 337 Kez Hastaneye Gitti!
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 428
🕐 Son Güncelleme: 09.10.2026 12:39

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İstanbul’da bir KOAH hastasının nefes darlığı ve anksiyete kaynaklı kaygıları nedeniyle bir yıl içerisinde tam 337 kez hastaneye başvurduğu açıklandı.
  • İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, bu tür aşırı başvuruların sağlık sistemini yorduğunu ve gerçek ihtiyaç sahiplerinin hizmete erişimini zorlaştırdığını belirtti.
  • Yetkililer, vatandaşları sağlık sorunlarında öncelikli olarak aile hekimlerine başvurmaya ve koruyucu sağlık hizmetlerini kullanmaya teşvik ediyor.

İstanbul sağlık sisteminde yaşanan dikkat çekici bir vaka, sağlık okuryazarlığı ve kaygı yönetimi konusundaki eksiklikleri bir kez daha gündeme taşıdı. İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, kentteki hastanelere yönelik aşırı başvuru oranlarını değerlendirirken, bir KOAH hastasının bir yıl içerisinde tam 337 kez hastane kapısını aşındırdığını açıkladı. Bu durum, sağlık sisteminin kapasitesinin verimli kullanımı noktasında ciddi bir tartışma başlattı.

Sağlık Kaygısı ve Sistem Üzerindeki Yük

Güner, Anadolu Ajansı’na verdiği demeçte, İstanbul’da yılın ilk sekiz ayında 148 milyon muayenenin gerçekleştiğini ifade etti. Bu yoğun trafiğin içerisinde, fiziksel bir hastalıktan ziyade psikolojik kaynaklı kaygılarla hastanelere akın eden vatandaşların varlığı dikkat çekiyor. Özellikle kronik rahatsızlığı olan bireylerin, yaşadıkları anksiyeteyi yönetememeleri sonucu acil servislere ve polikliniklere mükerrer başvurular yaptığı gözlemleniyor.

Örnek olarak paylaşılan 337 başvuruluk vaka, hastanın nefes darlığı hissiyle tetiklenen yoğun bir korku halinden kaynaklanıyor. Benzer şekilde, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde takip edilen bir diğer hastanın da hipertansiyon korkusuyla bir yılda 316 kez başvuru yaptığı belirlendi. Bu hastalar, psikiyatrik destek ve doğru yönlendirme süreçlerinin ardından başvuru sıklıklarını ayda bire kadar düşürmeyi başardılar.

Aile Hekimliği ve Koruyucu Sağlık Hizmetlerinin Önemi

Sağlık sisteminin işleyişi hakkında uyarılarda bulunan Güner, vatandaşların “hastalanmadan önce” koruyucu sağlık hizmetlerinden faydalanması gerektiğini vurguladı. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin temel taşı olan aile hekimleri, hastaların tüm geçmişini ve risk faktörlerini bildikleri için en doğru yönlendirmeyi yapabilecek kapasiteye sahipler.

Güncel gelişmelerin yanı sıra toplum sağlığını ilgilendiren diğer önemli başlıklar da gündemdeki yerini koruyor. Örneğin, Türkiye’nin En Güvenli 10 İli listesi vatandaşlar tarafından yakından takip edilirken, ekonomi dünyasında ticari kredilerdeki takip oranı artışı endişe yaratıyor. Sağlık sistemindeki bu “aşırı kullanım” sorunu da benzer şekilde verimli kaynak yönetimi gerektiren bir kriz olarak görülüyor.

Sistem Nasıl Daha Verimli Kullanılabilir?

Hastanelerdeki yığılmanın önüne geçmek için atılması gereken adımlar net:

  • Birinci basamak öncelik: Şikayetler başlamadan veya ağırlaşmadan aile hekimine danışılmalı.
  • Psikolojik destek: Kaygı bozukluğu (anksiyete) gibi durumlar için doğrudan acil servislere başvurmak yerine ilgili branşlardan randevu alınmalı.
  • Koruyucu sağlık: Düzenli kontrollerle kronik hastalıklar kontrol altında tutulmalı.

Doç. Dr. Güner, hastaların kendi sağlık süreçlerini yönetebilmeleri için hekimlerle kurulan güven ilişkisinin ve psikolojik desteğin önemini vurgulayarak, “Amcamız aslında hem sağlık sistemini hem de kendini yordu” diyerek durumun vahametini özetledi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir