⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 397
🕐 Son Güncelleme: 09.10.2026 17:29
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından LGBTİ+ içerikleri gerekçesiyle T24 haber sitesine getirilen erişim engeline yapılan itiraz, mahkeme tarafından reddedildi.
- T24 yönetimi, kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak süreci bir üst mahkemeye ve ardından Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacağını duyurdu.
- Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendiren kararın ardından, dijital yayıncılık üzerindeki denetimler kamuoyunda geniş yankı buldu.
Türkiye’nin önde gelen bağımsız haber portallarından biri olan T24, bir süredir gündemde olan erişim engeliyle ilgili kritik bir gelişme yaşadı. “LGBTİ+ propagandası yapıldığı” iddiasıyla İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından başlatılan erişim engeli kararına karşı yapılan itiraz, üst mahkeme tarafından kabul edilmedi. Bu karar, Türkiye’deki dijital medya ekosisteminde sansür tartışmalarını yeniden zirveye taşıdı.
Hukuki Süreçte Son Durum
Daha önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından talep edilen ve mahkeme tarafından onaylanan erişim engeli, T24’ün internet sitesinin yanı sıra bazı sosyal medya hesaplarını da kapsıyordu. T24 avukatları, bu karara karşı 1 Ekim tarihinde resmi itiraz dilekçelerini sunmuştu. Hukuki sürecin ivedilikle sonuçlanması için 5 Ekim tarihinde ek bir başvuru daha yapılmasına rağmen, İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği itirazı reddederek mevcut engelin devamına karar verdi.
Bu süreç, dijital dünyadaki yapay zeka destekli içerik denetimlerinin ve sansür mekanizmalarının sınırlarının tartışıldığı bir dönemde gerçekleşiyor. Haberciliğin dijitalleştiği bir çağda, platformlara yönelik bu tür kısıtlamalar, ifade özgürlüğü savunucuları tarafından endişeyle takip ediliyor.
Sansür Kararı Anayasa Mahkemesi’ne Taşınıyor
Red kararının ardından T24 yönetiminden hızlı bir açıklama geldi. Kurum, erişim engelini “basın özgürlüğüne yönelik bir müdahale” olarak nitelendirerek, kararı Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıyacaklarını beyan etti. Hukuk çevreleri, AYM’nin geçmişteki “hak ihlali” kararlarını hatırlatarak, sürecin bireysel başvuru yoluyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) kadar uzanabileceğini belirtiyor.
Türkiye’de medya sektörü, bilgisayar pazarındaki daralma ve ekonomik zorluklarla boğuşurken, bir yandan da dijital mecralara yönelik artan hukuki baskılarla mücadele ediyor. Bu durum, bağımsız gazeteciliğin sürdürülebilirliği noktasında ciddi bir risk faktörü olarak görülüyor.
Dijital Medyada İfade Özgürlüğü Tartışması
Erişim engeli kararları, genellikle “toplumsal değerlerin korunması” gerekçesiyle alınsa da hukukçular, bu uygulamaların orantılılık ilkesine aykırı olduğunu savunuyor. Özellikle küresel ölçekte İstanbul’da düzenlenen teknoloji ve medya zirvelerinde, Türkiye’nin dijital özgürlük karnesi sıkça gündeme getiriliyor. T24’ün AYM süreci, bu alandaki içtihatların belirlenmesi açısından emsal niteliği taşıyacak.
T24, okuyucularına haber ulaştırmaya devam edeceğini belirtirken, hukuk mücadelesinin hem ulusal hem de uluslararası platformlarda kararlılıkla sürdürüleceği mesajını verdi. Kamuoyu, AYM’den çıkacak kararı merakla bekliyor.



