⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 366
🕐 Son Güncelleme: 10.10.2026 10:24
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 10 Ekim Ankara Katliamı’nın 11. yıl dönümünde Avukat Komisyonu, davanın üzerindeki gizlilik ve karartma uygulamalarına son verilmesi çağrısında bulundu.
- Açıklamada, katliam öncesi ihmalleri olan kamu görevlilerinin yargılanmadığı ve gerçek sorumluların korunmaya devam edildiği vurgulandı.
- Avukatlar, firari sanıkların derhal yakalanarak adaletin tecelli etmesi ve toplumsal barışın tesisi için kısıtlamaların kaldırılmasını talep ediyor.
10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı önünde gerçekleştirilen ve Türkiye tarihinin en kanlı terör eylemlerinden biri olarak kayıtlara geçen katliamın üzerinden tam 11 yıl geçti. 10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, katliamın yıl dönümünde yayımladığı basın açıklamasında, yargılama sürecindeki eksikliklere dikkat çekerek “karartmaya son” çağrısı yaptı.
“Barış Mücadelesi Yok Edilemedi”
Yapılan açıklamada, 11 yıl önce Ankara’da “Barış” talebini boğmak amacıyla gerçekleştirilen saldırının, Türkiye’nin en önemli kırılma noktalarından biri olduğu belirtildi. Avukatlar, aradan geçen süreye rağmen katliamın hafızalardaki etkisinin azalmadığını ve barış mücadelesinin kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti. Toplumsal barışın tesisi için bu karanlık senaryoların tüm detaylarıyla aydınlatılması gerektiği savunuldu.
Gündemdeki diğer sıcak gelişmeleri takip eden okurlarımız, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkındaki son hukuki süreçleri de yakından izliyor. Hukukun üstünlüğü ilkesi, 10 Ekim davasında olduğu gibi birçok farklı toplumsal olayda da temel tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Kamu Görevlileri Hakkında İşlem Yapılmadı
Avukat Komisyonu, yargılama sürecinde en büyük engelin sorumluların korunması olduğunu vurguladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Katliam öncesindeki istihbaratı dikkate almayan, sınırda IŞİD militanlarına yol veren ve katliam günü halkın üzerine gaz sıkan emniyet görevlileri hakkında hiçbir ciddi yaptırım uygulanmadı. Mülkiye Müfettişleri tarafından yargılanmaları gerektiği belirtilen dönemin Ankara Emniyet Müdürlüğü görevlileri, adeta koruma kalkanı altına alınmıştır.”
Diğer taraftan, Türkiye’nin genel gündeminde seçim süreçleri de yakından takip ediliyor. Özellikle Ataşehir ve Eyüpsultan’daki seçim sonuçları, yerel siyasetteki dengelerin nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor.
Firari Sanıklar İçin Acil Çağrı
Davanın aydınlatılmasının yeni katliamların önlenmesi için şart olduğunu belirten komisyon, firari sanıkların yakalanması konusundaki pasif tutuma tepki gösterdi. Katliamı organize edenlerin mahkûm edilmediği sürece barışın sabote edilmeye devam edileceği ifade edilirken, yargı sürecindeki kısıtlamaların acilen kaldırılması talep edildi.
Son olarak, 11 yıllık hukuki mücadele sürecinde mağdurların yanında yer alan avukatlar, gerçek adaletin ancak tüm sorumluların hesap vermesiyle mümkün olacağını yineledi. Toplumun vicdanını yaralayan bu katliamın tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılması için hukuk mücadelesinin kararlılıkla devam edeceği belirtildi.



