⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 401
🕐 Son Güncelleme: 10.10.2026 11:44
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Eski milli basketbolcu ve antrenör Ender Arslan, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen 2010 FIBA Dünya Şampiyonası’ndaki tarihi ikincilik başarısının perde arkasını anlattı.
- Arslan, takımın başarısının temelinde oyuncular arasındaki güven ve arkadaşlığın yattığını belirterek, o dönemin ruhunu bugünkü milli takım jenerasyonuna benzettiğini ifade etti.
- Yarı finaldeki Sırbistan maçının son anlarını ve final sonrası yaşanan atmosferi “olağanüstü” olarak tanımlayan Arslan, sporun birleştirici gücüne vurgu yaptı.
Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası, Türk spor tarihinin en unutulmaz sayfalarından biri olarak hafızalardaki yerini koruyor. O dönem milli takımın kilit isimlerinden biri olan ve bugün A Milli Erkek Basketbol Takımı Yardımcı Antrenörü olarak görev yapan Ender Arslan, o tarihi turnuvaya dair bilinmeyenleri ve unutamadığı anıları ilk kez paylaştı.
“Zorlu Bir Hazırlık Sürecinden Dünya İkinciliğine”
Arslan, şampiyona öncesi dönemin oldukça sancılı geçtiğini vurgularken, sakatlıklar ve hazırlık maçlarındaki düşük performansın takım üzerinde yarattığı baskıya dikkat çekti. Ancak turnuvanın başlamasıyla birlikte kenetlenme sürecinin hızlandığını belirten deneyimli isim, “Biz o şampiyona öncesi çok sıkıntılı bir hazırlık dönemi geçirmiştik. Ancak turnuva başladıktan sonra birbirimize olan güvenimiz, arkadaşlığımız ve Türk milletinin desteğiyle dünya ikinciliğini yaşadık,” dedi. Arslan, o dönemki takım ruhunun, tıpkı Beşiktaş’ta büyük sevinç yaratan takım oyunları gibi kolektif bir başarıyı beraberinde getirdiğini ifade etti.
Kerem Tunçeri’nin Tarihi Basketi ve Sonrası
Sırbistan ile oynanan yarı final maçının son saniyeleri, Türk basketbol tarihinin en ikonik anlarından biri olarak kabul ediliyor. Ender Arslan o anları şu sözlerle anlattı: “O an hala gözümün önünde. Ben orta sahadaydım ve Kerem Tunçeri’nin attığı turnikede tam çerçevenin ortasındaydım. O sahne ve sonrasında yaşadığımız sevinç unutulmazdı. Maçtan çıktıktan sonra otobüs yolda hareket edemedi, E-5’in üstünde insan seli vardı.”
Mevcut Jenerasyonla O Dönemi Kıyasladı
Mevcut milli takım kadrosunu 2010 jenerasyonuyla karşılaştıran Arslan, günümüz oyuncularının da aynı özveriyle mücadele ettiğini belirtti. Sporun gündemine dair son gelişmeleri takip edenler, Galatasaray’da Aleksey Batrakov şoku gibi haberlerle genç yıldızların gelişimini yakından izlerken, Arslan da milli formanın ağırlığına vurgu yaptı: “Şu anki jenerasyonun o dönemki takımdan aşağı kalır bir tarafı yok. Bizim hedefimiz neyse, bugünkü çocukların da hedefi aynı.”
Finalin Burukluğu ve Kürsüdeki Gurur
ABD’ye karşı oynanan final maçına da değinen Arslan, yorgunluğun etkisine dikkat çekerek, “Öyle bir öz güven içine girmiştik ki kazanabileceğimizi düşünüyorduk. Çok aşırı yorgunluk vardı. Finalde kaybettiğimiz takım Amerika’ydı ve biz gümüş madalya sahibiydik. Ufak bir burukluk olsa da dünya ikinciliği çok büyük bir başarıydı,” ifadelerini kullandı. Arslan, milli formayı giydiği her anın kendisi için çok kıymetli olduğunu belirterek, basketbol kariyerindeki o günlerin yerinin doldurulamaz olduğunu sözlerine ekledi.



