⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 387
🕐 Son Güncelleme: 10.10.2026 23:52
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Uluslararası Gaziantep Gastronomi Festivali (GastroAntep), “Deneyim Çağı: Gastronomi, Tarım, Turizm ve Misafirperverlik” temasıyla Gaziantep’te kapılarını açtı.
- Konferans programında sunum yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 12 bin yıllık tarihin ve medeniyetin gelecek kuşaklara aktarılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
- Festival kapsamında düzenlenen paneller, söyleşiler ve atölye çalışmalarında kentin zengin mutfak kültürü ile yerel lezzetleri uluslararası katılımcılara tanıtılıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen ve Türkiye’nin kültür turizmindeki en önemli buluşmalarından biri olan Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen Uluslararası Gaziantep Gastronomi Festivali (GastroAntep), bu yıl da renkli görüntülere sahne oluyor. Kentte coşkuyla devam eden etkinlikler, sadece yerel halkın değil, yerli ve yabancı binlerce turistin akınına uğruyor. Ziyaretçiler, zaman zaman dijital mecralarda en çok arananlar listesinin zirvesine yerleşen bu dev organizasyonda unutulmaz anlar yaşıyor.
“Deneyim Çağı” Temasıyla Lezzet ve Kültür Buluşması
Bu yıl “Deneyim Çağı: Gastronomi, Tarım, Turizm ve Misafirperverlik” ana temasıyla düzenlenen festivalde; üretim süreçlerinden restoran kimliğine, konaklama deneyimlerinden mutfak kültürünün kuşaklar arası aktarımına kadar pek çok kritik konu masaya yatırılıyor. Alanında uzman şeflerin gerçekleştirdiği uygulamalı atölye çalışmaları ve gastronomi panelleri, katılımcılara hem teorik hem de pratik anlamda zengin bir deneyim sunuyor. Öyle ki, gastronomi dünyasındaki bu devasa hareketlilik, bazen küresel ölçekteki arama hacmi patlamaları gibi dijital platformlarda günün en çok konuşulan başlıkları arasında yer buluyor.
Fatma Şahin: “Bu Medeniyet ve 12 Bin Yıllık Tarih Bize Emanet”
Festivalin en dikkat çekici etkinliklerinden biri olan konferans programında kürsüye çıkan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, kentin dünya gastronomi ekosistemindeki benzersiz yerini ve sahip olduğu yükseliş potansiyelini katılımcılarla paylaştı. Şahin, konuşmasında Gaziantep’in köklü mutfak kültürünü Mezopotamya’nın kadim bilgeliği ve Fırat’ın bereketiyle harmanlandığını ifade etti.
Gaziantep’in yemek kültürünün sıradan lezzetlerden ibaret olmadığını vurgulayan Fatma Şahin, şu çarpıcı değerlendirmelerde bulundu: “Biz diğer şehirlerden Mezopotamya’nın bilgeliği, Fırat’ın bereketi ve bu coğrafyanın sunduğu zenginlikle ayrışıyoruz. Bu medeniyet, bu coğrafya ve 12 bin yıllık tarih bize emanet. Sofra deyip geçmeyin, büyük aileyi, kültürün kuşaklar arasında aktarılmasını da korumak zorundayız. Büyük sofrayı yeniden kurmalı, büyük aileyi yeniden inşa etmeliyiz.”
Paylaşma Geleneği ve Gelecek Nesillere Sorumluluk
Misafirperverliğin ve paylaşma kültürünün Gaziantep gastronomisinin omurgasını oluşturduğunun altını çizen Şahin, eve gelen bir misafirin sofrasına konan fazladan bir tabağın bile derin anlamlar barındırdığını belirtti. Çocukların büyükleri izleyerek bu gelenekleri öğrendiğini hatırlatan Şahin, yerel lezzetlerin uluslararası alanda hak ettiği zirveye taşınması için ortak akılla hareket etmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.



