⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 366
🕐 Son Güncelleme: 10.10.2026 14:11
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Eski ABD Başkanı Donald Trump, Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay’in Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmesini sert bir dille eleştirdi.
- Trump, Pillay’in kariyerini küçümseyerek, döneminde sekiz farklı küresel çatışmayı çözüme kavuşturduğunu ve gerçek ödülün kendisine verilmesi gerektiğini savundu.
- Nobel Komitesi’ni “radikal ideologlar” olarak tanımlayan Trump, bu kararın ödülün itibarını sonsuza dek zedelediğini iddia etti.
ABD siyasetinin en çok tartışılan figürlerinden biri olan Donald Trump, Nobel Barış Ödülü kararına yönelik eleştirilerini gece boyunca sürdürdü. Truth Social platformu üzerinden yaptığı kapsamlı açıklamada, Güney Afrikalı hukukçu Navanethem “Navi” Pillay’in ödüle layık görülmesini “Norveç için silinemez bir leke” olarak tanımlayan Trump, kendi dış politika karnesini hatırlatarak dikkatleri üzerine çekti.
“Sekiz Savaşı Çözdüm” İddiası
Trump, paylaşımında Pillay’i tanımadığını belirterek, hukukçunun İsrail karşıtı bir tutum sergilediğini öne sürdü. Kendi yönetim döneminde gerçekleştirdiğini iddia ettiği diplomatik atılımları listeleyen Trump, sekiz farklı savaşı veya krizi sona erdirdiğini belirterek Nobel Barış Ödülü’nü asıl kendisinin hak ettiğini savundu. Trump’ın “çözdüm” dediği krizler arasında Kamboçya-Tayland sınır anlaşmazlığından İsrail-İran gerilimine, Ermenistan-Azerbaycan çatışmasından Mısır-Etiyopya su krizine kadar geniş bir yelpaze yer alıyor.
Siyasi atmosferin gerginleştiği bu dönemde, gündemdeki diğer gelişmeler de dikkatle takip ediliyor. Örneğin, Türkiye’de Eyüpsultan’da kritik gün: Belediye Başkanvekili seçimi başladı haberinde olduğu gibi, yerel ve uluslararası siyasi süreçlerin toplumlar üzerindeki etkisi bir kez daha gözler önüne seriliyor.
Nobel Komitesi’ne Sert Eleştiri
Pillay’in geçmişte Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri olarak görev yapmış olması ve apartheid karşıtı mücadelesi, Nobel Komitesi tarafından takdirle karşılanmıştı. Ancak Trump, bu atamayı “demokrasi karşıtı ve medeniyet düşmanı bir avuç radikal ideoloğun işi” olarak nitelendirdi. Trump, benzer şekilde geçmişte yaşanan Fransa’dan İsrailli şirkete askeri kargo durdurma girişimi gibi uluslararası krizlerin, dünyadaki diplomatik dengeleri ne denli hassas bir noktaya taşıdığını da hatırlattı.
Trump’ın açıklamaları sadece bir tepki değil, aynı zamanda yaklaşan seçim süreçlerine yönelik bir strateji olarak da okunuyor. Syracuse kentindeki mitinginde de benzer ifadeler kullanan Trump, “utanç verici” olarak adlandırdığı bu ödül sürecinin, Nobel’in tarafsızlık ilkesini tamamen yitirdiğini kanıtladığını iddia etti.
Pillay’in Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi’ndeki hâkimlik geçmişi ve insan hakları alanındaki uzun soluklu çalışmaları, dünya genelinde saygıyla karşılanırken, Trump’ın bu çıkışı uluslararası kamuoyunda “popülist söylem” tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Önümüzdeki günlerde Nobel Komitesi’nden bir yanıt gelip gelmeyeceği ise merak konusu.



