⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 368
🕐 Son Güncelleme: 10.10.2026 17:05
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Zonguldak’ın Devrek ilçesinde yaşayan 61 yaşındaki Rıza Ulukoz, 50 yıldır aralıksız sürdürdüğü demircilik mesleğini icra etmeye devam ediyor.
- Teknolojinin gelişmesi ve gençlerin zanaata ilgi göstermemesi nedeniyle çırak yetişmiyor; Ulukoz, ilçede bu işi yapan son iki kişiden biri konumunda.
- Usta sanatkar, kendisinden sonra mesleği devralacak kimsenin bulunmamasının hüznünü yaşarken, dükkanında balta, kazma ve bıçak gibi aletler üretmeye devam ediyor.
Zonguldak’ın Devrek ilçesinde, çekiç seslerinin yankılandığı küçük bir dükkan, yarım asırlık bir emeğe ev sahipliği yapıyor. 61 yaşındaki Rıza Ulukoz, ilkokul çağlarında adım attığı demircilik mesleğinde 50 yılı geride bırakmanın gururunu ve yalnızlığını aynı anda yaşıyor. Günümüzde birçok geleneksel zanaat gibi demircilik de unutulmaya yüz tutarken, Ulukoz ocağını tüttürmeye kararlılıkla devam ediyor.
Yarım Asırlık Bir Emek ve “Eti Senin Kemiği Benim” Geleneği
Ulukoz, mesleğe başlama hikayesini anlatırken o dönemlerin usta-çırak ilişkisine duyduğu özlemi dile getiriyor. “Amcam bu çocuk çalışacak dedi ve beni ustama teslim etti. ‘Al eti senin, kemiği benim’ diyerek emanet etti,” sözleriyle zanaatın en saf halini anımsatıyor. Askerlik çağına kadar ustasının yanında pişen Ulukoz, 1987 yılında devraldığı dükkanında, teknolojinin getirdiği seri üretime rağmen geleneksel yöntemlerle üretim yapmayı sürdürüyor.
Toplumda zaman zaman yaşanan trajik olaylar, iş güvenliği ve genç nesillerin çalışma koşulları konusundaki tartışmaları da beraberinde getiriyor. Özellikle sanayi ve atölye ortamlarında yaşanan üzücü gelişmeler, çocuk işçi kazaları gibi konuların ne kadar hassas olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Ulukoz ise kendi dönemindeki disiplinli eğitimi, günümüzdeki mesleki ilgisizlikle kıyaslıyor.
Mesleğin Son Temsilcileri ve Yalnızlaşan Zanaat
Devrek ilçesinde demircilik mesleğini sürdüren sadece iki kişi kaldı. Rıza Ulukoz ve arkadaşı Selahattin Bostancı, bu kadim mesleğin bölgedeki son temsilcileri olarak dikkat çekiyor. Bostancı’nın oğluyla birlikte çalışmasına karşın, Ulukoz dükkanında tek başına ter döküyor. “Benden sonra bu dükkanı devralacak kimse yok,” diyen Ulukoz, zanaatının kendisiyle birlikte tarihe karışacak olmasından duyduğu burukluğu gizleyemiyor.
Ülke genelinde yaşanan gelişmeler, sadece yerel zanaatları değil, siyasi ve sosyal gündemi de yakından ilgilendiriyor. Örneğin, TBMM Başkanı Kurtulmuş’un açıklamaları gibi siyasi gündem maddeleri, toplumsal değerlerin korunması noktasında çeşitli tartışmaları beraberinde getiriyor. Ulukoz’un durumu da aslında bir değerin, yani “zanaatkarlığın” korunması gerekliliğini ortaya koyuyor.
Rıza Ulukoz, bahçe ve ziraat aletleri; balta, kazma, bıçak ve nacak gibi kesici aletlerin üretimini yaparak ilçenin ihtiyacını karşılamaya devam ediyor. “İş var, yapana her zaman iş var,” diyen usta, gücü yettiği sürece ocağını söndürmeyeceğini belirtiyor.



