⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 372
🕐 Son Güncelleme: 11.10.2026 15:42
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı’nda gerçekleşen katliamda hayatını kaybedenler, 11. yıl dönümünde Karşıyaka Mezarlığı’nda düzenlenen törenle anıldı.
- Anmada aileler, 11 yıldır süren yargı sürecinde adaletin tam anlamıyla tecelli etmediğini belirterek, sorumluların tamamı cezalandırılana kadar mücadele kararlılıklarını yineledi.
- Emek Gençliği ve sivil toplum temsilcileri, barış mücadelesinin devam edeceğini vurgularken, güncel toplumsal sorunlara ve baskı politikalarına dikkat çekti.
Türkiye tarihinin en acı olaylarından biri olan 10 Ekim Ankara Gar Katliamı, 11. yıl dönümünde bir kez daha hüzün ve kararlılıkla anıldı. Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda bir araya gelen hayatını kaybedenlerin aileleri, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum örgütleri, adaletin sağlanması talebini bir kez daha yüksek sesle dile getirdi. 11 yıl geçmesine rağmen acıların tazeliğini koruduğu anmada, “Adalet sağlanana kadar mücadele sürecek” mesajı verildi.
11 Yıllık Adalet Bekleyişi
Anma töreni, katliamda yaşamını yitirenlerin anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. 10 Ekim Derneği Eş Sözcüsü Hatice Çevik, yaptığı konuşmada geçen 11 yılın adaletsizlikle geçtiğini ifade etti. Çevik, “Ankara Gar Katliamı, Türkiye kamuoyunun vicdanında kapanmayan büyük bir yaradır. Kaybettiğimiz canlarımızın hayallerini ve umutlarını yaşatmak için son nefesimize kadar buradayız. Asla umudumuzu yitirmeyecek, öfkemizi kaybetmeyeceğiz” diyerek hukuki süreçteki eksikliklere dikkat çekti.
Anma kapsamında İdil Güneyi, Korkmaz Tedik, Ali Kitapçı, Uygar Coşkun ve Sevgi Öztekin gibi katliamda hayatını kaybeden isimlerin mezarları ziyaret edilerek karanfiller bırakıldı. Mezarlıkta yaşanan duygusal anlar, toplumsal hafızanın ne kadar diri tutulduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Gençlikten Barış Vurgusu
Emek Partisi GYK üyesi Korkmaz Tedik’in mezarı başında konuşan Emek Gençliği MYK Üyesi İrem Taçyıldız, katliamın iktidarın halk desteğini kaybettiği bir dönemde yaşandığını hatırlattı. Taçyıldız, bugün de benzer baskı politikalarının devam ettiğini belirterek şunları söyledi: “Bir merminin bedelini biliyoruz. O bedel bizim geleceğimizden, halkların kardeşliğinden ve barış içinde yaşayabileceğimiz bir dünyadan çalınıyor.”
Ülke gündemindeki diğer sıcak gelişmeleri de takip eden kamuoyu, bu tür acıların bir daha yaşanmaması için demokratikleşme taleplerini yineledi. Benzer şekilde, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan göçmen faciaları gibi insani krizler de barışın ne kadar elzem olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Ayrıca, toplumsal huzuru tehdit eden unsurlara karşı sanayi ürünlerinde büyük denetim gibi güvenlik adımlarının yanı sıra, toplumsal adalet arayışının da hukuki zeminde korunması gerektiği vurgulandı.
Anma, ailelerin ve destekçilerin “Barış mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” sloganlarıyla son buldu. Zöhre Tedik, oğlu Korkmaz’a seslenirken, adalet arayışının sadece bir dava süreci değil, aynı zamanda bir vicdan borcu olduğunu belirtti.



