⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 574
🕐 Son Güncelleme: 11.10.2026 22:52
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Borsa İstanbul’da Eylül ayında bazı şirket fonlarının aşırı değerlenmesiyle başlayan kriz, piyasalarda sert satış dalgalarına ve likidite daralmasına yol açtı.
- Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 455 binden fazla yatırımcıyı ilgilendiren toplam 131 fonu tasfiye etme kararı alırken, çok sayıda kişi hakkında yurt dışı çıkış yasağı getirildi.
- Kriz sürecinde eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya görevinden istifa ederken, mal varlıklarına tedbir konulmasına yönelik hukuki süreç başlatıldı.
Türkiye’nin finans merkezlerinden İstanbul, son dönemin en büyük sermaye piyasası sarsıntılarından biriyle karşı karşıya kaldı. Eylül ayında Borsa İstanbul’da sert düşüşlere yol açan borsa fon krizi gündemdeki yerini korurken, sürecin ardındaki karanlık noktalar ve atılan adımlar netleşmeye başladı. Hükümet, fonlardan elde edilen olağanüstü kazançların iadesi ve zarar eden yatırımcıların mağduriyetinin giderilmesi için kapsamlı adımlar atarken, krizin boyutuna ve sorumlularına ilişkin iddialar da her geçen gün derinleşiyor.
Krizin patlak vermesinden bu yana piyasalarda yaşananlar, yatırımcı güvenini sarsan bir zincirleme reaksiyonu gözler önüne serdi. Gündemi yakından takip eden pek çok vatandaş ekonomik gelişmelerin yanı sıra farklı kategorilerdeki sıcak başlıkları da merak ediyor. Örneğin, dijital dünyadaki trendleri mercek altına alan ChatGPT 1980ler trendi gibi teknoloji odaklı gelişmelerin yanı sıra, ekonomi arenasındaki bu tarihi kriz tüm ülkenin odak noktası haline geldi.
Fon Krizi Nasıl Patlak Verdi? Kronolojik Süreç
Piyasaları sarsan süreç, 28 Ağustos tarihinde bazı şirketlere bağlı fonların fiyatlarının işlem hacmi düşük hisselerde çapraz işlemlerle sekiz ayda yüzde 3000’den fazla artmasıyla tetiklendi. Bu anormal hareketliliğin ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), serbest fonların belirli hisselerde aşırı yoğunlaşmasını engellemek amacıyla BIST 30 dışındaki hisselerde %5 ve toplamda %20 sınırı getirerek pozisyonların acilen azaltılmasını talep etti.
15 Eylül’e gelindiğinde yatırımcıların artan satış talepleri karşısında Pusula Portföy, katılma payı iadelerinde ve ödemelerde temerrüde düştüğünü duyurdu. Fonların ellerindeki payları hızla elden çıkarmaya çalışması ve beraberinde gelen yatırımcı paniği, Borsa İstanbul’da benzeri görülmemiş sert satış dalgalarına neden oldu. Benzer ekonomik dalgalanmaların toplumsal ve sektörel yansımaları sürerken, uzmanlar piyasa güvenliğinin tesisi için atılacak adımları değerlendiriyor. Günlük hayatın akışını etkileyen diğer önemli gelişmeler, örneğin İstanbul Boğazı’nda tehlike yaratan tanker arızası gibi kriz anı yönetimleri de kamuoyunun yakından takip ettiği konular arasında yer alıyor.
SPK Müdahaleleri ve Yasal Soruşturmalar
Krizin derinleşmesiyle birlikte denetim ve düzenleyici kurumlar acil eylem planlarını devreye soktu:
- 17 Eylül: SPK; Pusula, Tera ve bağlı şirketlere ait, 455 binden fazla yatırımcıyı ilgilendiren toplam 131 fonu tasfiye etme kararı aldı.
- 20 Eylül: Yatırımcıların daha az zararla çıkabilmesi adına fonların tasfiye ve nakde dönüştürme takvimi 3 aydan 6 aya kadar uzatıldı.
- 18-22 Eylül: Bazı fon yöneticileri tutuklandı, 51 kişi hakkında yurt dışı çıkış yasağı kararı çıkarıldı.
- 24 Eylül: Soruşturma kapsamında yaklaşık 1,8 milyar TL değerinde olduğu belirtilen iki özel jet ile bir yata mahkeme kararıyla el konuldu. Borsa işlem hacimlerinde %30’a varan düşüşler görüldü.
- 25 Eylül: SPK, piyasa dolandırıcılığı suçlarında etkin pişmanlıktan yararlanma şartlarını yayımlayarak 500 bin TL’den az olmamak üzere menfaatin iki katının ödenmesi gerektiğini duyurdu.
Siyasi Boyut ve İstifa İddiaları
Krizin ekonomik boyutunun yanı sıra siyasi yankıları da büyük oldu. 26 Eylül’de AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, görevden af talebinde bulunarak istifa etti. Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın, kriz öncesinde bir şirketin hisselerine 163 milyon TL yatırım yaptığı, krizden hemen önce bu hisseleri satarak 2,17 milyar TL haksız kazanç sağladığı iddia edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma kapsamında çiftin mal varlıklarına tedbir talep ederken, Kaya çifti suçlamaları reddederek özel bir bilgi veya yönlendirme almadıklarını ifade etti.



