⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 449
🕐 Son Güncelleme: 11.10.2026 23:42
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Afrika Boynuzu ülkesi Cibuti açıklarında 305 düzensiz göçmeni taşıyan bir teknenin alabora olduğunu ve faciada 139 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
- Bölgede görev yapan arama kurtarma ekipleri şu ana kadar çok sayıda göçmeni kurtarırken, hâlen kayıp olan 84 kişi için geniş çaplı operasyonların aralıksız devam ettiği bildirildi.
- Yaşanan bu felaket, Cibuti açıklarında kaydedilen en ölümcül deniz kazası olarak kayıtlara geçerken, küresel göç yollarındaki hayati tehlikeleri bir kez daha gözler önüne serdi.
Afrika Boynuzu’nun stratejik ve jeopolitik konumuyla dikkat çeken ülkesi Cibuti, dün akşam saatlerinde tarihin en büyük deniz felaketlerinden birine sahne oldu. Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Göç Örgütü (IOM) tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, ülkenin açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan kapasite üstü bir tekne alabora olarak sulara gömüldü. İlk belirlemelere göre aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 139 kişi hayatını kaybederken, faciada 84 kişinin de kayıp olduğu bilgisi paylaşıldı.
Cibuti Açıklarında Tarihin En Büyük Deniz Faciası
Kuzeyde Eritre, doğuda ise Kızıldeniz ve Aden Körfezi ile çevrili olan Cibuti, Orta Doğu ve Avrupa hayali kuran Afrikalı düzensiz göçmenler için en kritik geçiş noktalarından biri konumunda yer alıyor. Olay günü toplamda 305 kişiyi taşıdığı tespit edilen teknenin, teknik arızalar ve aşırı yük nedeniyle dengesini kaybederek devrildiği tahmin ediliyor. IOM Cibuti Misyon Şefi Alexandre Coissac, konuyla ilgili yaptığı acil durum değerlendirmesinde, sahadaki ekiplerin yerel güvenlik güçleriyle koordineli bir şekilde arama kurtarma çalışmalarına hız kesmeden devam ettiğini vurguladı.
Coissac açıklamasında, “Ekiplerimiz, felaketten sağ kurtulanlara acil tıbbi yardım ve psikolojik destek sağlamak için yerel yetkililerle birlikte sahada gece gündüz demeden çalışıyor. Bu yürek yakan trajedi, daha iyi bir yaşam ve ekonomik fırsatlar arayışındaki göçmenlerin bu tehlikeli göç koridorunda karşılaştığı ölümcül risklerin en acı hatırlatıcısıdır” ifadelerine yer verdi. Bölgesel istikrarsızlıklar ve küresel krizler sürerken, dünyada benzer insanlık dramları yalnızca denizlerde değil karada da derin yaralar açmaya devam ediyor. Nitekim benzer coğrafyalarda yaşanan çatışmalar ve insani krizler, örneğin İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları gibi olaylar, göç dalgalarını ve mülteci krizlerini tetikleyen en büyük unsurlar arasında gösteriliyor.
Göç Yollarındaki Tehlikeler Her Geçen Gün Büyüyor
Uluslararası gözlemciler, Afrika’dan Avrupa’ya veya Körfez ülkelerine geçmeye çalışan göçmenlerin, insan kaçakçılarının elinde güvenli olmayan derme çatma teknelere mahkum edildiğine dikkat çekiyor. Son yıllarda Akdeniz hattında olduğu kadar Kızıldeniz ve Aden Körfezi güzergahında da denetimlerin artırılması yönünde uluslararası çağrılar yineleniyor. Uzmanlar, küresel tedarik zincirlerinin ve stratejik geçiş noktalarının güvenliğinin yanı sıra, insan hayatını önceleyen kalıcı çözümlerin hayata geçirilmesinin elzem olduğunu savunuyor. Bu bağlamda, uluslararası ticaret yollarındaki güvenlik riskleri ve deniz ulaşımındaki tehlikeler yalnızca göçmen teknelerini değil, aynı zamanda Hürmüz Boğazı’nda yaşanan süper tanker kazaları gibi büyük ticari krizleri de beraberinde getirerek küresel ekonomiyi sarstığı biliniyor.
Cibutili yetkililer, kayıp 84 kişiye ulaşabilmek adına sahil güvenlik botları ve dalgıç timleriyle arama tarama faaliyetlerini sürdürürken, kurtarılan göçmenlerin hayati tehlikelerinin atlatılması için hastanelerde seferberlik ilan edildiği bildirildi. Uluslararası toplumun bu felaket sonrasında bölgeye insani yardım desteğini artırması bekleniyor.



