⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 434
🕐 Son Güncelleme: 11.10.2026 21:08
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Fransa’da 2027 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi için sosyal demokratlar ön seçimini tamamladı.
- Place Publique Eş Başkanı Raphael Glucksmann, oyların yüzde 66’sını alarak cumhurbaşkanı adayı olarak seçildi.
- Glucksmann, aşırı sol ile ittifaka mesafeli duruşu ve dış politika yaklaşımlarıyla dikkat çekiyor.
Paris, Fransa – Fransa siyaset sahnesinde 2027 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri için hareketlilik artarak devam ediyor. Ülkenin geleceğini şekillendirecek kritik süreçte, sosyal demokrat kanat adayını resmen belirledi. Çevrim içi ortamda gerçekleştirilen ve yaklaşık 120 bin parti üyesinin katıldığı ön seçim maratonu sonucunda, merkez sol parti Place Publique Eş Başkanı Raphael Glucksmann zaferle ayrılan isim oldu.
Üç gün süren oylama sürecinde tabanın büyük bir desteğini arkasına alan Glucksmann, oyların yüzde 66 gibi net bir oranını elde etti. Bu sonuçla birlikte, Fransa’da yaklaşan seçim yarışında merkez solun bayraktarlığını yapacak isim netleşmiş oldu. Dünyada ve Avrupa’da siyasi dengelerin yeniden kurulduğu bu dönemde, uluslararası gelişmeler de yakından takip ediliyor. Tıpkı AB’den Ukrayna enerji altyapısı için kritik ateşkes desteği kararında olduğu gibi, liderlerin dış politika vizyonları ülkelerin kaderini doğrudan etkiliyor.
Ön Seçimde Kıyasıya Rekabet Yaşandı
Sosyal demokrat partilerin üyelerinin katıldığı ön seçimde Glucksmann yalnız yarışmadı. Sosyalist Parti (PS) Genel Sekreteri Olivier Faure, PS Milletvekili Jerome Guedj, Sosyalist ve Cumhuriyetçi Sol Partinin kurucusu Emmanuel Maurel ve sosyalistlerin 2007 seçimindeki cumhurbaşkanı adayı Segolene Royal gibi deneyimli isimler de sandıkta yarıştı. Ancak üyelerin tercihi değişimden ve Glucksmann’ın çizgisinden yana oldu.
Siyaset kulislerinde, bu adaylığın sadece Fransa iç siyasetini değil, aynı zamanda bölgesel diplomasiyi de etkileyeceği konuşuluyor. Tıpkı Zelenskiy’den Trump’ın enerji ateşkesi açıklamasına yanıt haberinde görüldüğü üzere, liderlerin uluslararası krizlere yaklaşımı küresel çapta geniş yankı uyandırıyor.
Glucksmann’ın Siyasi Çizgisi ve Tartışmalı Pozisyonları
Son yıllarda aşırı sağın oylarını ciddi oranda artırdığı Fransa’da, Raphael Glucksmann’ın benimseyeceği strateji merakla bekleniyordu. Glucksmann, merkez solcuların aşırı sol ile olası bir ittifak yapmasına sıcak bakmayan mesafeli tutumuyla biliniyor. Bu durum, sol cephedeki koalisyon dinamiklerini kökten sarsabilecek bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Bununla birlikte, Filistin meselesine yaklaşımı da onu geleneksel sosyalist ve aşırı sol siyasetçilerden ayırıyor. Gazze’de yaşanan insanlık dramını “soykırım” olarak nitelemekten kaçınan Glucksmann, Fransa içindeki Yahudi karşıtlığına (antisemitizm) karşı kararlı bir mücadele yürütülmesi gerektiğinin altını çiziyor.
2027 Seçimlerinde Yarış Kızışıyor
İki dönem üst üste cumhurbaşkanlığı görevini yürüten Emmanuel Macron’un anayasa gereği yeniden aday olamayacağı 2027 seçimleri, Fransa için yeni bir dönemin kapısını aralayacak. Yarışta Raphael Glucksmann’ın yanı sıra aşırı solcu Jean-Luc Melenchon, aşırı sağcı Marine Le Pen, merkez sağcı Edouard Philippe ve Gabriel Attal gibi güçlü figürlerin yer alması bekleniyor. Önümüzdeki süreçte adayların ekonomi, dış politika ve toplumsal refah projeleri seçmenin kararında belirleyici olacak.



