Gündem

İmamoğlu’ndan İktisada ve Hukuka 10 Yıllık Bilanço Şoku

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 2015-2016 ile 2026 yıllarını kıyaslayarak iktidarın 10 yıllık ekonomi, hukuk ve demokrasi karnesini açıkladı.

OKUMA AYARLARI
İmamoğlu’ndan İktisada ve Hukuka 10 Yıllık Bilanço Şoku
İmamoğlu’ndan İktisada ve Hukuka 10 Yıllık Bilanço Şoku
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 543
🕐 Son Güncelleme: 11.10.2026 18:32

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi sosyal medya hesabından 2015-2016 ile 2026 yıllarını kapsayan kapsamlı bir karşılaştırma yayımladı.
  • Açıklamada enflasyonun yüzde 8,81’den yüzde 30,89’a çıktığı; hukukun üstünlüğü, basın özgürlüğü ve yolsuzluk algısı endekslerinde Türkiye’nin tarihi bir düşüş yaşadığı vurgulandı.
  • Hazırlanan raporda; WJP, Freedom House, RSF ve Transparency International verileri kullanılarak ülkenin son 10 yıldaki kurumsal ve ekonomik erozyonu gözler önüne serildi.

Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gündemi, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından paylaşılan çarpıcı bir raporla sarsıldı. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ne ait sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna duyurulan raporda, iktidarın son 10 yıllık yönetimi 2015-2016 dönemi ile 2026 yılı verileri üzerinden kıyaslandı. Ekonomi, hukuk devleti, demokrasi, özgürlükler ve yolsuzluk başlıkları altında hazırlanan bilanço, ülkenin geldiği noktayı gözler önüne serdi.

Ekonomide Hayat Pahalılığı ve Enflasyon Uçurumu

Hazırlanan raporda en dikkat çekici başlıklardan biri ekonomi ve hayat pahalılığı oldu. 2015-2016 yıllarında tek haneli rakamlara yakın seyreden enflasyon oranının, 2026 yılı itibarıyla yüzde 30,89 seviyesine yükseldiği net bir şekilde ifade edildi. Vatandaşın alım gücünün eridiğine dikkat çekilen bu süreçte, makroekonomik göstergelerin son 10 yılda ciddi bir tazyik altında kaldığı vurgulandı. Dünyadaki gelişmeler ve yerel politikaların harmanlandığı bu ekonomik tablo, Türkiye’nin gündemini uzun süre meşgul edeceğe benziyor. Tıpkı uluslararası piyasalardaki devasa teknoloji yatırımları ve pazar payı değişimleri gibi, ülkemizdeki finansal dinamikler de yakından takip ediliyor; örneğin global ölçekteki Manus’un çatı şirketi Butterfly Effect 500 milyon dolar aldı haberi gibi ekonomik hamleler dünya genelinde yankı uyandırırken, iç politikada da benzer finansal veriler tartışma konusu oluyor.

Hukuk Devleti ve Yargı Göstergelerinde Tarihi Gerileme

İmamoğlu’nun paylaştığı grafikte, Dünya Adalet Projesi (WJP) Hukukun Üstünlüğü Endeksi verilerine de geniş yer ayrıldı. Buna göre, 2015-2016 döneminde 102 ülke arasında 80’inci sırada yer alan Türkiye, 2026 yılında 143 ülke arasında 118’inci sıraya geriledi.

  • Temel Haklar Alt Endeksi: 2015-2016’da 96’ncı sıradayken, 2026’da 134’üncü sıraya düştü.
  • Ceza Adaleti Alt Endeksi: 79’uncu sıradan 106’ncı sıraya geriledi.

Bu vahim düşüş, yargıya olan güvenin ve temel hak ve özgürlüklerin koruma kalkanının ne denli zayıfladığını kanıtlar nitelikte değerlendirildi.

Demokrasi, Basın Özgürlüğü ve Dijital Haklar

Demokrasi ve özgürlükler alanındaki erozyon ise Freedom House ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) verileriyle somutlaştırıldı. Siyasi haklar ve sivil özgürlükler göstergesinde Türkiye’nin 100 üzerinden aldığı puan 53’ten 32’ye geriledi. RSF Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde ise 180 ülke arasında 149’uncu sıradan 163’üncü sıraya düşülmesi, medya üzerindeki baskıların uluslararası raporlara resmen yansıdığını gösterdi. Ayrıca, internet özgürlüğü puanının 61’den 31’e gerilemesi, dijital alandaki kısıtlamaların boyutunu gözler önüne serdi. Uluslararası arenada yaşanan hak gaspları ve ifade özgürlüğü kısıtlamaları sadece Türkiye’de değil, küresel ölçekte de büyük tepki çekiyor; nitekim uluslararası basında yer alan İsrail’den Alman gazeteciye şok veto: Ülkeye girişi yasaklandı! gelişmesi de ifade özgürlüğü tartışmalarının sınır tanımadığını bir kez daha kanıtlıyor.

Yolsuzluk Algısında Ciddi Kötüleşme

Transparency International’ın Yolsuzluk Algısı Endeksi verileri de raporun en çarpıcı bölümlerinden birini oluşturdu. Kamu sektöründeki yolsuzluk algısına ilişkin Türkiye’nin 2015-2016 döneminde 100 üzerinden aldığı 42 puan, 2026 yılında 31’e düştü. Ülkenin sıralaması ise 168 ülke arasından 182 ülke içinde 124’üncü sıraya kadar geriledi. İmamoğlu’nun paylaştığı bu 10 yıllık karne, iktidarın idari ve mali yönetim anlayışının kapsamlı bir muhasebesi olarak siyaset kulislerinde geniş yankı uyandırdı.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir