⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 397
🕐 Son Güncelleme: 11.10.2026 13:32
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- ABD’nin Tennessee eyaletinde 30 yıl önceki bir cinayet suçundan idama mahkûm edilen Christa Pike, 30 Eylül’deki başarısız infaz girişimi sonucunda hayatta kaldı.
- Pike’ın yakın arkadaşı Marcy Wilson, infazdan dört gün önce gerçekleşen son görüşmelerini ve mahkûmun ölüm anına dair korkularını kamuoyuyla paylaştı.
- Şu an hastanede tedavi altında olan Pike’ın, tıbbi bir mucize eseri bilincinin yerine geldiği ve fiziksel iyileşme sürecinin başladığı bildirildi.
ABD’nin Tennessee eyaletinde hukuk tarihine geçecek bir skandal yaşanıyor. 30 yıl önce işlediği vahşi bir cinayet nedeniyle idam cezasına çarptırılan Christa Pike, 30 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilmesi planlanan infazından mucizevi bir şekilde sağ kurtuldu. Başarısızlıkla sonuçlanan zehirli iğne uygulaması sonrası dünya gündemine oturan Pike hakkında, yakın arkadaşı Marcy Wilson’dan çarpıcı açıklamalar geldi.
Son Görüşmede Neler Konuşuldu?
Yedi yıldır Pike ile iletişimini koparmayan ve hapishanede kalan kızının vasıtasıyla tanıştığı Marcy Wilson, infaz fiyaskosundan sadece dört gün önce gerçekleşen 3,5 saatlik görüşmenin perde arkasını anlattı. Wilson, arkadaşına moral vermek amacıyla sarf ettiği “Ekim ayında seni tekrar ziyarete geleceğim” cümlesinin, o an gerçekleşeceğine kendisinin bile inanmadığını itiraf etti.
Wilson, “Ona son bir umut vermek istemiştim. Şimdiyse bu sözün gerçekleşme ihtimali beni derinden sarsıyor. İlk karşılaştığımızda ne konuşacağımızı hayal bile edemiyorum ama harika bir an olacak,” ifadelerini kullandı. Pike’ın ölümden ziyade, infaz anında yaşanacak fiziksel acıdan büyük bir dehşet duyduğunu belirten Wilson, mahkûmun kendisine vasiyet niteliğinde taleplerde bulunduğunu da açıkladı.
Küller ve Veda Sözleri
Görüşme sırasında gözyaşlarına boğulan Christa Pike, arkadaşından öldükten sonra küllerinden bir kısım ve bir tutam saçını almasını istedi. İnfazdan bir gece önce yapılan son telefon görüşmesinde ise Pike’ın, “Cennete gittiğimde doz aşımından ölen kızını bulacağım ve birlikte ata bineceğiz, merak etme ben hazırım” dediği aktarıldı. Bu süreçte yaşanan trajik olaylar, toplumun adalet sistemine bakışını yeniden sorgulatırken, fon mağdurlarına müjde haberlerinde olduğu gibi hukuki süreçlerin şeffaflığı tartışılmaya başlandı.
İnfaz Gecesinde Neler Yaşandı?
30 Eylül akşamı sandalyeye bağlanan Pike’a iki doz “pentobarbital” maddesi enjekte edildi. Ancak damar yolunun tıkalı olması nedeniyle zehirli ilaç kana karışmak yerine etine sızdı. Kollarında ciddi kimyasal yanıklar oluşan ve bilincini kaybeden Pike için infaz ekibi “beyin ölümü gerçekleşti” raporu verdi. Ancak saatler sonra Pike, hastane odasında “Neredeyim ben?” diyerek uyandı. Bu durum, Beylikdüzü’nde yaya geçidinde feci kaza gibi toplumu derinden sarsan olaylar kadar büyük bir yankı uyandırdı.
Şu anda Nashville’deki bir hastanede gözetim altında tutulan ve elleri yatağa bağlı olan Pike, yeniden yemek yiyip yürümeye başladı. Maktulün ailesi ise yaşanan bu aksaklığa sert tepki göstererek eyalet yönetiminden özür beklediklerini ifade ediyor.



