⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 407
🕐 Son Güncelleme: 11.10.2026 17:10
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Suriye’nin Kuneytra, Şam kırsalı ve Dera illerinden gelen aileler, Şam’daki Dışişleri Bakanlığı önünde bir araya gelerek İsrail hapishanelerinde tutulan yakınlarının akıbetinin açıklanmasını talep etti.
- Göstericiler arasında, aralarında reşit olmayan çocukların ve öğrencilerin de bulunduğu kişilerin zorla kaçırıldığını belirten aileler, uluslararası topluma ve BM’ye İsrail üzerinde baskı kurulması çağrısında bulundu.
- Aileler, yaşadıkları derin belirsizliğin ve sessizliğin son bulmasını isteyerek, yetkililerin acilen somut adımlar atmasını ve çocuklarının özgürlüğüne kavuşmasını talep etti.
Şam, Suriye — İsrail hapishanelerinde tutulan Suriyeli tutukluların aileleri, yakınlarının durumunun açıklığa kavuşturulması ve derhal serbest bırakılmaları talebiyle başkent Şam’da kitlesel bir protesto düzenledi. Kuneytra, Şam kırsalı ve Dera illerinden gelerek Suriye Dışişleri Bakanlığı önünde toplanan kalabalık, ellerinde alıkonulan yakınlarının fotoğraflarını taşıdı.
Uluslararası alanda geniş yankı uyandıran bu gelişmeler sürerken, dünyadaki diğer güvenlik krizleri ve diplomatik gelişmeler de yakından takip ediliyor. Tıpkı Doğu Avrupa’daki çatışmalarda yaşanan Zaporijya’da Katliam: 17 Ölü! olayında olduğu gibi, masum sivillerin ve tutukluların yaşadığı hak ihlalleri küresel kamuoyunun vicdanını yaralamaya devam ediyor.
“Yakınlarımız Neden Gözaltına Alındı Bilmiyoruz”
Kuneytra’nın Cebata el-Haşab köyünden eyleme katılan Hasan Ahmed, Suriye’nin güneyindeki farklı bölgelerden gelen ailelerin büyük bir mağduriyet yaşadığını vurguladı. Ahmed, “Şam kırsalındaki Beyt Cin’den güneydeki Vadi Yermuk ve Dera’ya kadar birçok aile, yakınlarının İsrail hapishanelerinde tutulması nedeniyle acı çekiyor. Aralarında eski rejim döneminde alıkonulanlar da var” dedi.
Dışişleri Bakanlığına ve uluslararası topluma seslenen Ahmed, Birleşmiş Milletler (BM), Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve ilgili tüm insan hakları kuruluşlarının devreye girmesini istedi. Ahmed, aralarında reşit olmayan 6 çocuğun da bulunduğu yakınlarının hangi gerekçeyle Suriye topraklarından kaçırıldığına dair hiçbir resmi bilgi alamadıklarını belirtti.
Annelerin ve Ailelerin Yürek Sızlatan Çağrısı
Şam kırsalından eyleme katılan Hatice Aşur ise alıkonulanlar arasında 17 yaşında gençlerin, üniversite ve şeriat eğitimi alan öğrencilerin bulunduğuna dikkat çekti. Aşur, çocuklarının aç mı, hasta mı yoksa yorgun mu olduğunu bilmediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Siz uyuyor olabilirsiniz ama biz uyuyamıyoruz. Her kapı sesinde, her ayak sesinde oğlumuzun kapıyı çalıp içeri gireceğini umut ediyoruz. Çocuklarımızın akıbetini öğrenmek bizim en doğal hakkımız. Bu sessizlik kabul edilemez. Sessizlik bizi öldürüyor. Biz sessizlik değil, eylem istiyoruz.”
Dünya genelinde yaşanan bu tür krizler ve uluslararası güvenlik tehditleri, hükümetlerin diplomatik ve güvenlik politikalarını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor. Benzer şekilde, iç güvenlik ve dış politika dengeleri gözetilirken liderlerin aldığı stratejik kararlar, tıpkı Polonya Başbakanı Donald Tusk’a Suikast Şoku: Tehdit Doğrulandı! haberinde olduğu gibi devletlerin istihbarat ve güvenlik reflekslerini en üst seviyeye çıkarıyor.
Suriye’deki göstericiler, BM Güvenlik Konseyi başta olmak üzere bölgede faaliyet gösteren uluslararası organların bu insan hakları ihlallerine karşı daha aktif rol oynamasını ve tutukluların serbest bırakılması için somut adımlar atmasını talep ediyor.



