⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 315
🕐 Son Güncelleme: 11.10.2026 18:47
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Muğla’nın Menteşe ilçesinde bulunan 454 yıllık tarihi Üç Erenler Türbesi kalıntıları, çevresinde biriken çöpler ve duvarlarındaki grafitilerle içler acısı bir duruma geldi.
- Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Namık Açıkgöz, yapının Yıldırım Bayezid döneminde Muğla’ya gelen Horasan erenlerine ev sahipliği yaptığını ve alanın manevi bir külliye barındırdığını belirtti.
- Bölgedeki tahribatın ardından uzmanlar, Türkiye genelindeki kültürel mirasların korunmasına yönelik hassasiyetin artması gerektiğini vurgulayarak benzer tarihi vakalara dikkat çekiyor; tıpkı Ankara’da Orman Yangını: Kahramankazan’da Korkutan Alevler Söndürülmüş olayında olduğu gibi toplumsal duyarlılığın şart olduğunu belirtiyorlar.
Türkiye’nin en köklü yerleşim yerlerinden biri olan Muğla, tarihi dokusuyla büyülemeye devam ederken, korunamayan kültürel miraslar yürek sızlatıyor. Menteşe ilçesi Emirbeyazıt Mahallesi Üçler Sokak’ta yer alan ve geçmişi 1572 yılına uzanan Üç Erenler Türbesi kalıntıları, günümüzde bakımsızlık ve duyarsızlık kurbanı oldu. Tarihi yapının duvarlarının grafitilerle kirletilmesi ve çevresinde çöplerin birikmesi, vatandaşların ve tarihçilerin tepkisini topluyor.
454 Yıllık Manevi Miras Tehlike Altında
Osmanlı döneminin önemli tasavvufi izlerini taşıyan alan, gerekli koruma önlemlerinin alınmaması nedeniyle tahrip ediliyor. Alanda herhangi bir bilgilendirme veya yönlendirme levhasının bulunmaması da tarihi bilincin yeterince oluşturulamadığını gözler önüne seriyor. Ülke genelinde tarih ve doğa bilincinin artması gerektiği gibi, yerel değerlerin korunması da hayati önem taşıyor. Öyle ki, tıpkı Bakan Gürlek’in duyurduğu milyarlık suç varlığı operasyonları gibi, kültürel değerlerin tahrip edilmesine karşı da kararlı adımların atılması bekleniyor.
Prof. Dr. Namık Açıkgöz’den Tarihi Uyarı
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan kıdemli akademisyen Prof. Dr. Namık Açıkgöz, Üç Erenler’in tarihsel önemine dikkat çekti. Açıkgöz, Yıldırım Bayezid döneminde Muğla’ya gelen Salih, Ömer ve Mehmet isimli üç Horasan ereni kardeşin, Hacı Bayram-ı Veli’ye bağlı Bayrami tarikatının öğretilerini bu bölgede yaydığını ifade etti. 1572 yılında inşa edilen mescit ve dergah kalıntılarının geçmişte bir külliye oluşturduğunu belirten Açıkgöz, alanın 1937 yılındaki şehir planlamasına kadar türbe olarak hizmet verdiğini, mezarların daha sonra Hamursuz Tepesi eteğindeki mezarlığa nakledildiğini aktardı.
Acil Konservasyon ve Temizlik Bekleniyor
Tarihi yapının 2010 yılında bir konservasyon geçirdiğini ancak aradan geçen sürede tamamen sahipsiz kaldığını belirten Açıkgöz, “Üç Erenler’e sahip çıkmanın Muğla’nın borcu olduğuna inanıyorum” diyerek yetkililere çağrıda bulundu. Uzmanlar, hem yerel yönetimlerin hem de sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle bölgenin acilen temizlenmesi, çevre düzenlemesinin yapılması ve koruma altına alınması gerektiğini vurguluyor.



