Gündem

Şener Üşümezsoy’dan Yalova Depremi Açıklaması: Yan Kollar

Yalova açıklarında meydana gelen 3,5 büyüklüğündeki deprem İstanbul'da hissedildi. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy sarsıntının ikincil kollarda olduğunu belirtti.

OKUMA AYARLARI
Şener Üşümezsoy'dan Yalova Depremi Açıklaması: Yan Kollar
Şener Üşümezsoy'dan Yalova Depremi Açıklaması: Yan Kollar
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 435
🕐 Son Güncelleme: 11.10.2026 17:15

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Marmara Denizi’nde Yalova açıklarında yerin 7,96 kilometre derinliğinde 3,5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi ve İstanbul’da hissedildi.
  • Yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, sarsıntının ana fay üzerinde değil, ana hatla bağlantılı ikincil ve verev fay kollarında gerçekleştiğini açıkladı.
  • Üşümezsoy, bu küçük ölçekli ikincil fayların büyük ve yıkıcı bir deprem üretme potansiyelinin bulunmadığını vurguladı.

Yalova açıklarında meydana gelen ve Marmara bölgesi genelinde, özellikle İstanbul‘un Anadolu Yakası’nda hissedilen 3,5 büyüklüğündeki sarsıntı, gözlerin yeniden bölgedeki fay hatlarına çevrilmesine neden oldu. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, yerin yaklaşık 7,96 kilometre derinliğinde kaydedilen bu hareketlilik sonrası kamuoyunda endişe yaratan sorulara yer bilimcilerden yanıtlar gelmeye başladı.

Yaşanan sarsıntının ardından deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, sarsıntının kaynağına ve niteliğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Üşümezsoy, depremin doğrudan ana fay hattı üzerinde değil, bu ana hatla bağlantılı ikincil kollarda meydana geldiğini savundu.

“Ana Fay Değil, İkincil Kollar Harekete Geçti”

Kamuoyunda sıklıkla tartışılan Adalar Fayı veya ana kuzey kolu üzerinde gerçekleşmediği belirtilen sarsıntının, 1 kilometrekarelik küçük bir fay düzlemindeki kırılmadan kaynaklandığı ifade edildi. Üşümezsoy’a göre bu tür ikincil fay hareketleri, büyük ve yıkıcı depremler üretme potansiyeline sahip değil. Bölgedeki sismolojik hareketliliği yakından takip eden uzmanlar, tür deprem olaylarının ana hat üzerindeki gerilim transferlerinin bir yansıması olabileceğine dikkat çekiyor.

Ülke genelindeki gelişmeler ve güvenlik önlemleri sadece sismik hareketlilikle sınırlı kalmıyor. Toplumun farklı kesimlerini yakından ilgilendiren güvenlik tedbirleri ve operasyonlar da hız kesmeden devam ediyor. Örneğin güvenlik güçlerinin yürüttüğü başarılı çalışmalar kapsamında Van’da zehir tacirlerine darbe vurularak çok miktarda uyuşturucu madde ele geçirilirken, ülke genelindeki operasyon ve gelişmeler aralıksız sürdürülüyor.

İstanbul’da Sarsıntı Neden Hissedildi?

Yalova açıklarında meydana gelen ve büyüklüğü nispeten küçük olan 3,5 büyüklüğündeki bir sarsıntının İstanbul’un kıyı kesimlerinde (Kartal, Tuzla ve çevre ilçeler) hissedilmesi vatandaşlar arasında kısa süreli bir tedirginliğe yol açtı. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy bu durumu, sarsıntının kuzeye ve Tuzla yönüne uzanan ikincil, verev fay kollarıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirterek açıkladı.

Bir depremin geniş bir alanda hissedilmesi yalnızca büyüklüğüyle değil; merkez üssüne olan mesafe, hiposantr derinliği, yerel zemin koşulları ve üstündeki yapı stoğunun kalitesi gibi faktörlerle de yakından ilgilidir. Uzmanlar, İstanbul genelinde kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması ve yapı kalitesinin artırılması gerektiğinin altını bir kez daha çiziyor.

Adalar Fayı İçin Büyük Deprem Beklentisi Var mı?

Marmara Denizi’ndeki risk haritalarını değerlendiren Üşümezsoy, Adalar Fayı üzerinde büyük bir deprem beklentisinin bilimsel temellerden yoksun olduğunu yineledi. 1999 Gölcük depremi sırasında ana faydaki kırılmanın gerilimi büyük ölçüde boşalttığını savunan ünlü yer bilimci, çevredeki küçük ve ikincil fay hatlarının zaman zaman bu tür 3-4 büyüklüğünde minik sarsıntılar üretebileceğini, bunun olağan bir durum olduğunu ifade etti.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir