⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 420
🕐 Son Güncelleme: 11.10.2026 11:44
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye ve Azerbaycan, İsrail-Filistin meselesine yönelik dış politika yaklaşımlarındaki belirgin farklılıklar nedeniyle diplomatik bir gerilim yaşıyor.
- Azerbaycanlı bir diplomatın BM Genel Kurulu’nda Netanyahu’nun konuşması sırasında salonu terk etmemesi, Türkiye kamuoyunda sert eleştirilere yol açtı.
- Cumhurbaşkanı Aliyev’in “işlerimize karışmayın” mesajı, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın ideolojik farklılıklarla zorlandığını gözler önüne seriyor.
Türkiye ve Azerbaycan arasındaki “tek millet, iki devlet” söylemi, on yıllardır süregelen stratejik ve duygusal ortaklığın temel taşını oluşturuyor. Ancak son dönemde, özellikle Orta Doğu’da tırmanan İsrail-Filistin gerilimi, bu kadim dostluğun üzerinde bir gölge oluşturmaya başladı. İki ülkenin en üst düzey platformlarda sergilediği farklı tutumlar, hem siyasi arenada hem de kamuoyunda tartışmaları beraberinde getiriyor.
Farklı Yaklaşımlar, Ortak Stratejik Hedefler
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail yönetimine karşı takındığı sert tavır ve kullandığı ağır ifadeler, Türkiye’nin dış politikasındaki net duruşunu yansıtıyor. Öte yandan Azerbaycan yönetimi, İsrail ile olan köklü ilişkilerini korumaya ve geliştirmeye devam ediyor. Bu durum, Türkiye’deki bazı çevrelerin Azerbaycan’ı eleştirmesine neden olurken, Bakü yönetimi kendi ulusal çıkarlarını ön planda tutan pragmatik bir dış politika izlemeyi tercih ediyor. Tıpkı Batı Şeria’da yaşanan insani krizlerde olduğu gibi, bölgesel gelişmelerin yansımaları iki ülke arasındaki diplomatik trafiği de etkiliyor.
Diplomatik Krizin Kırılma Noktası: BM Genel Kurulu
İplerin gerilmesine neden olan olay, 24 Eylül 2026 tarihinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun BM Genel Kurulu’ndaki konuşması sırasında yaşandı. Azerbaycanlı diplomat Maksad Hüseynov’un konuşma esnasında salonu terk etmemesi, Azerbaycan’ın İsrail ile olan stratejik ortaklığını teyit eden sembolik bir hamle olarak görüldü. Bu gelişme, Türkiye’deki sosyal medya ve basın organlarında “Müslüman dünyasına ihanet” suçlamalarına kadar varan sert tepkileri tetikledi. Öte yandan Türkiye’nin enerji ve ekonomi gündemi gibi iç meseleler de zaman zaman bu dış politika tartışmalarıyla paralel şekilde kamuoyunun odağında kalmaya devam ediyor.
Aliyev’den “Burnunuzu Sokmayın” Mesajı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Yeni Azerbaycan Partisi Kurultayı’ndaki “Bizim işlerimize burnunuzu sokmayın” çıkışı, Ankara’ya yönelik bir sitem olarak yorumlandı. Her ne kadar isim zikredilmese de, bu açıklama Bakü’nün kendi dış politika kararlarında bağımsızlık vurgusu yapmak istediğini gösteriyor. İkinci Karabağ Savaşı döneminde Türkiye’nin verdiği askeri ve siyasi destek, Azerbaycan’ın zaferinde kilit rol oynamıştı. Ancak mevcut tabloda, duygusal yakınlığın ötesinde, her iki ülkenin bölgesel güç dengelerini farklı okuduğu görülüyor.
Sonuç olarak, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki bu görüş ayrılığı, stratejik ortaklığın geleceği için yeni bir diplomasi dili geliştirilmesini zorunlu kılıyor. İki tarafın da “tek millet” ruhunu korumak adına, ideolojik farklılıkları yönetme kapasitesi önümüzdeki günlerde test edilecek.



