⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 464
🕐 Son Güncelleme: 11.10.2026 10:23
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye genelinde toplam istihdam 32 milyon 656 bin kişiye ulaşırken, yaklaşık 8 milyon kişinin hiçbir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olmadan kayıt dışı çalıştığı belirlendi.
- Sosyal güvencesi bulunmadığı için Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borcu devlet desteğiyle karşılanan yurttaş sayısı Haziran 2026 itibarıyla 8 milyon 130 bini aştı.
- Aşırı yoksulluk yaşayan hane sayısının 10 milyonu geçtiği ülkede, 2026 yılının ilk yarısında ihtiyaç sahiplerinin prim ödemeleri için Sosyal Güvenlik Kurumu’na 79 milyar 362 milyon TL kaynak aktarıldı.
Türkiye’de ekonomik dengelerdeki sarsıntı ve derinleşen gelir dağılımı adaletsizliği, resmi verilere yansıyan sosyal güvenlik istatistikleriyle bir kez daha gözler önüne serildi. Toplam istihdamın 32 milyon 656 bin kişi olarak gerçekleştiği 2026 yılının ikinci çeyreğinde, çalışma hayatındaki yaklaşık 8 milyon kişinin hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna kaydı olmaksızın kayıt dışı istihdam edildiği tespit edildi. Alım gücünün hızla erimesi ve yoksulluk sınırının genişlemesi, sosyal yardım gereksinimini rekor seviyelere taşıdı.
Yoksulluk Sarmalı ve GSS Prim Desteğindeki Çarpıcı Tırmanış
Sosyal güvencesi bulunmayan ve kendi primini ödeyemeyecek durumda olan yurttaşlara sağlanan Genel Sağlık Sigortası (GSS) Prim Ödemeleri desteği verileri, tablonun ciddiyetini ortaya koyuyor. 2018 yılında sosyal güvenceden mahrum ve muhtaç durumda olan kişi sayısı 6 milyon 830 bin 172 iken, bu veri takip eden yıllarda düzenli bir artış gösterdi. Resmi kayıtlara göre, GSS primi sosyal yardım bütçesiyle sübvanse edilenlerin sayısı 2019 yılında 7 milyon 524 bin 138’e, 2020 yılında ise 7 milyon 810 bin 588 kişiye ulaştı.
Ekonomik krizin en sert hissedildiği dönemlerden biri olan 2024 yılında ise tarihi bir zirve kaydedildi. 2024 senesinde tam 9 milyon 444 bin 458 kişi GSS borçlusu durumuna düşerek devletin sosyal yardım şemsiyesine sığınmak zorunda kaldı. 2026 yılının ilk yarısının sonuna gelindiğinde de tablo hafiflemedi; Haziran 2026 itibarıyla sosyal güvencesiz sayısı 8 milyon 130 bin 293 kişi olarak kayıtlara geçti. Bu kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi adına Sosyal Güvenlik Kurumu’na bütçeden aktarılan prim ödemesi 79 milyar 362 milyon 509 bin TL’yi buldu.
Aşırı Yoksulluk 10 Milyon Hanenin Kapısını Çaldı
Sosyal yardım harcamalarının devasa boyutlara ulaşması, toplumdaki refah kaybını telafi etmekte yetersiz kalıyor. Haziran 2026 itibarıyla aşırı yoksulluk koşullarında hayatını idame ettirmeye çalışan hane sayısının 10 milyonu aştığı bildirildi. Kamunun yoksullukla mücadele adı altında yaptığı toplam transferler 357 milyar TL gibi devasa bir hacme çıksa da, yapısal sorunların çözülememesi hanelerin geçim krizini derinleştiriyor.
Mali disiplin ve kayıtlı ekonomiye geçiş adına vergi daireleri nezdinde milyonlarca mükellefe e-tebligat zorunluluğu getirilmesi gibi bürokratik denetimler artırılırken, tabandaki kayıt dışı istihdamın önlenememesi dikkat çekiyor. Diğer taraftan Türkiye makro düzlemde uluslararası koridorlar ve dünya ekonomi düzenine dev hamle niteliğindeki vizyon projeleriyle küresel ticaretteki payını büyütmeye çalışırken, iç pazardaki milyonların güvencesiz çalışması ciddi bir yapısal çelişki olarak değerlendiriliyor.
Sağlık Sisteminde Yeni Bakım Modeli Gündemde
Sosyal güvencesi olmayan geniş kitlelerin sağlık hizmetlerine erişimi zorlaşırken, sağlık sisteminde maliyetleri kontrol altına almak amacıyla alternatif modeller üzerinde çalışılıyor. Geliştirilen yeni uygulama çerçevesinde; hastaneden taburcu edilen hastaların durumlarının uzaktan izlenmesi, zorunlu hallerde sağlık ekiplerinin ev ortamına sevk edilmesi ve hasta yakınlarına profesyonel bakım eğitimleri sunulması hedefleniyor.



