⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 349
🕐 Son Güncelleme: 12.10.2026 16:07
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Ankara 2 Nolu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’in, baro üyesi 70 avukatın referans sistemiyle hakim ve savcı yapıldığına dair açıklamaları tartışma yarattı.
- Emek Partisi (EMEP) Milletvekili Sevda Karaca, konuyu TBMM’ye taşıyarak Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
- İddialar, yargıdaki liyakat ve tarafsızlık tartışmalarını yeniden alevlendirirken, muhalefet kanadı kadrolaşma iddialarının şeffaflıkla incelenmesini talep ediyor.
Ankara 2 Nolu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’in, baroya üye 70 avukatın referans yoluyla hakim ve savcı yapıldığına ilişkin açıklamaları, yargı dünyasında büyük yankı uyandırdı. Kamuoyunda “torpil” olarak nitelendirilen bu ifadeler, yargı bağımsızlığı ve mülakat süreçlerinin şeffaflığı konusundaki tartışmaları yeniden gündemin merkezine taşıdı.
Soru Önergesi TBMM’ye Sunuldu
Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Ankara 2 Nolu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’in, “iki yılda 70 baro üyesi avukatı hakim ve savcı yaptıkları” yönündeki beyanlarını TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesiyle Adalet Bakanı Akın Gürlek’e sordu. Karaca, bu açıklamaların mülakat süreçlerinin baro referansları ve bakanlık ayrıcalıklarıyla şekillendirildiğinin bir kanıtı olduğunu öne sürdü.
Türkiye’de yargı mekanizmasının, liyakat ve anayasal ilkelerden uzaklaştığını savunan Karaca, yargının iktidarın siyasi çıkarları doğrultusunda şekillendirildiğini iddia etti. Bu süreç, TBMM Başkanı Kurtulmuş’un terörle mücadeledeki kararlı duruş vurgusu gibi devletin üst kademelerindeki söylemlerin, yargı bağımsızlığı ekseninde nasıl değerlendirilmesi gerektiği sorusunu da beraberinde getiriyor.
Liyakat ve Şeffaflık Tartışmaları
Karaca’nın önergesinde yer verdiği ifadeler, sistemin şeffaflığına dair ciddi iddiaları barındırıyor. Yazılı sınavlarda başarılı olan binlerce hukukçunun mülakat aşamalarında elendiği iddialarını hatırlatan Karaca, “İktidar koridorlarında ve yandaş barolarda referans bulanların hakim-savcı yapılması, çürümüşlüğü gizleme ihtiyacı dahi duyulmadığının kanıtıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan, ülkemizin genel ekonomik ve sosyal gündeminde farklı gelişmeler de yaşanmaya devam ediyor. Örneğin, Türkiye’nin yaş meyve ihracatı 9 ayda yüzde 48 arttı verisi gibi ekonomik veriler yakından izlenirken, yargıdaki bu tartışmaların kamuoyu vicdanındaki yansıması merak konusu olmaya devam ediyor.
Yargı Bağımsızlığı Vurgusu
Hukukçular ve sivil toplum kuruluşları, yargı kurumlarına yapılacak atamalarda liyakatin esas alınması gerektiğini vurguluyor. Ankara 2 Nolu Baro Başkanı’nın söz konusu ifadeleri, özellikle hukuk fakültesi mezunları ve sınava giren genç hukukçular arasında “fırsat eşitliği” konusunda ciddi endişelere yol açtı. Adalet Bakanlığı’nın bu iddialara yönelik yapacağı resmi açıklama, yargıya olan güvenin tazelenmesi açısından kritik önem taşıyor.



