⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 410
🕐 Son Güncelleme: 12.10.2026 16:03
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İHD Adana Şubesi, Urfa 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan 55 yaşındaki Celal Yıldırım’ın sağlık durumu nedeniyle tahliye edilmesini talep etti.
- 2 Ekim’de kalp krizi geçiren ve hastanede tedavi altına alınan Yıldırım’ın şeker, tansiyon ve fıtık gibi kronik rahatsızlıkları da bulunuyor.
- İHD yetkilileri, Yıldırım’ın cezaevi koşullarında tutulmasının yaşam hakkı ihlali doğurabileceğini belirterek infazın ertelenmesi çağrısında bulundu.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi, Urfa 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan 55 yaşındaki Celal Yıldırım’ın ağırlaşan sağlık sorunları nedeniyle serbest bırakılması için bir basın açıklaması düzenledi. Adana’da gerçekleştirilen toplantıda, mahpusun cezaevi koşullarında tedavisinin sürdürülmesinin imkansız olduğu ve yaşam hakkının risk altında bulunduğu vurgulandı.
Sağlık Durumu Kritik Seviyede
İHD Adana Şube Başkanı Yasemin Dora Şeker, Celal Yıldırım’ın 2 Ekim tarihinde cezaevindeyken kalp krizi geçirdiğini belirtti. Hastaneye kaldırılan Yıldırım’a anjiyo yapıldığı ve iki kalp damarının açıldığı bilgisi paylaşıldı. Yıldırım’ın sadece kalp rahatsızlığı ile mücadele etmediğini belirten Şeker; şeker, tansiyon ve fıtık gibi kronik hastalıklarının da bulunduğunu ifade etti. Enfeksiyon riski yüksek olan bir ortamda, hastane sonrası tekrar cezaevine gönderilmesinin Yıldırım’ın sağlığı üzerinde telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuldu.
Günümüzde adil yargılanma hakkı Türkiye’de gündemin ilk sırasında yer alırken, mahpusların sağlık hizmetlerine erişimi konusu da hukuki tartışmaların odak noktasını oluşturuyor. İHD, devletin gözetimi altındaki bireylerin yaşamını koruma yükümlülüğünü hatırlatarak, mevcut durumun bu ilkeyle çeliştiğini belirtti.
İnfazın Ertelenmesi Talebi
Yasemin Dora Şeker, Yıldırım’ın Nisan 2026’da “iyi halli” olmadığı gerekçesiyle denetimli serbestlik hakkından yararlandırılmadığını hatırlattı. Ancak sağlık durumunun, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Bu madde, ağır hastalık durumunda ceza infazının ertelenmesine olanak tanıyor.
Toplumun farklı kesimlerinde de benzer hak arayışları devam ediyor. Örneğin, Maltepe’de çöken bina sonrası hak sahiplerine konut desteği planı gibi sosyal hakların korunması gündemdeki yerini korurken, cezaevlerindeki hasta mahpusların durumu da kamuoyunun vicdanını etkileyen başlıklar arasında bulunuyor. Ayrıca, yerli tohumculuk stratejik bağımsızlık için kritik rol oynuyor başlıklı konularda olduğu gibi, stratejik ve insani meseleler her zaman öncelikli olmaya devam ediyor.
Devletin Sorumluluğu Vurgulandı
İHD, Anayasa’nın 17. maddesi ile güvence altına alınan yaşam hakkına atıfta bulunarak, Adalet Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumları sorumluluk almaya çağırdı. Yıldırım’ın tedavisinin kesintisiz bir şekilde, uzman hekimlerin gözetiminde ve hijyenik koşullarda sürdürülmesi gerektiğinin altı çizildi. İHD yetkilileri, süreci yakından takip edeceklerini ve hasta mahpusların hakları konusunda gerekli tüm girişimleri yapmaya devam edeceklerini belirterek açıklamalarını sonlandırdı.



