⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 434
🕐 Son Güncelleme: 12.10.2026 09:59
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Avrupa yanlısı Best for Britain grubu, İngiltere’nin AB’ye hızlı bir dönüş yapabileceğini öngören yeni bir rapor yayımladı.
- Raporda, Finlandiya’nın 1990’larda çok kısa sürede AB üyesi olması, İngiltere için bir emsal olarak gösterildi.
- Kamuoyu desteğinin %61 ile en yüksek seviyeye ulaşması ve siyasi iradenin oluşması, sürecin hızlanmasında kritik rol oynayacak.
İngiltere’nin Avrupa Birliği (AB) ile olan ilişkilerini yeniden yapılandırma olasılığı, yeni yayımlanan kapsamlı bir raporla gündeme taşındı. Avrupa yanlısı kampanya grubu Best for Britain tarafından hazırlanan rapor, İngiltere’nin tek bir parlamento dönemi içerisinde Avrupa Birliği’ne hızlı bir şekilde yeniden katılabileceğini öngörüyor. Raporda, bu sürecin başarısı için en önemli faktörlerin mevcut uyum seviyesi ve güçlü bir siyasi irade olduğu vurgulanıyor.
Finlandiya Örneği: Hızlı Katılım Mümkün mü?
Raporda, İngiltere’nin önündeki yol haritası için 1990’ların ortasında Finlandiya’nın sergilediği performans emsal gösterildi. Finlandiya, üç yıldan daha kısa bir sürede Avrupa Birliği’ne katılarak sürecin ne kadar hızlı yönetilebileceğini kanıtlamıştı. Uzmanlar, eğer İngiltere halihazırda yüksek bir düzenleme uyumuna sahipse, benzer bir hızın yakalanabileceğini belirtiyor. Bu noktada, AB’nin ithalat düzenlemeleri ve ticaret politikaları gibi teknik konularda sağlanacak uyum, sürecin temel taşı olacak.
Ancak araştırmacılar, sürecin sadece teknik bir prosedür olmadığını hatırlatıyor. Başbakan Andy Burnham’ın İngiltere’yi Avrupa blokuyla daha yakın hale getirecek seçenekleri değerlendirmeye açık kapı bırakması, süreci siyasi bir boyuta taşıdı. İşçi Partisi’nin bir sonraki seçim manifestosuna bu konuyu dahil etme ihtimali, İngiltere’nin Avrupa ile olan ekonomik ve sosyal bağlarını yeniden inşa etme çabasının bir parçası olarak görülüyor.
Kamuoyu Desteği ve Siyasi Engeller
Anket uzmanı Profesör Sir John Curtice, İngiltere’de Avrupa Birliği’ne yeniden katılma desteğinin %61 seviyesine ulaşarak Brexit oylamasından bu yana en yüksek noktaya çıktığını açıkladı. Bu yüksek destek oranı, Avrupa’daki ekonomik dengeler ve bölgesel entegrasyonun önemi göz önüne alındığında stratejik bir önem taşıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İspanya Başbakanı Pedro Sanchez gibi önemli AB liderlerinin de bu sürece yönelik olumlu yaklaşımları, İngiltere’nin dönüş ihtimalini güçlendiriyor.
Euro ve Schengen Sorunsalı
Yeniden katılım süreci, beraberinde ciddi müzakereleri de getiriyor. Raporda, İsveç ve Danimarka gibi ülkelerin tek para birimi kullanmaması gibi örnekler verilerek, İngiltere’nin Euro kullanımına ve Schengen pasaportsuz seyahat bölgesine katılıp katılmayacağı konusundaki belirsizliklere dikkat çekildi. Raporu yöneten eski İngiltere ticaret bakanlığı yetkilisi Oliver Nicholls, hiçbir ülkenin halihazırda bu kadar yüksek uyumla bu yoldan yürümediğini ancak siyasi irade ile tek bir parlamento içinde masaya geri dönülebileceğini ifade etti.
Sürecin tamamlanması için anlaşmaya varıldıktan sonra, üyeliğin mevcut AB üyeleri tarafından oybirliğiyle onaylanması ve ardından İngiltere ulusal parlamentolarından geçmesi gerekecek. Bu karmaşık ancak potansiyel olarak hızlı süreç, İngiltere’nin küresel ticaret ve siyaset arenasındaki konumunu kökten değiştirebilir.



