⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 377
🕐 Son Güncelleme: 12.10.2026 02:16
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail, Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru’nun (IMEC) İsrail’i devre dışı bırakacak bir güzergâhla hayata geçirilmesinden endişe duyuyor.
- Türkiye’nin, koridorun İsrail üzerinden geçmesini engellemek amacıyla ABD nezdinde yoğun diplomatik temaslar yürüttüğü öne sürülüyor.
- Mısır ve Suriye gibi bölgesel aktörlerin de projenin rotası ve ekonomik getirileri konusunda farklı stratejik beklentileri bulunuyor.
İsrail yönetimi, bölgedeki ticaret dengelerini kökten değiştirmesi beklenen Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) projesinin kendi stratejik konumunu tehdit etmesinden derin endişe duyuyor. İsrail basınına yansıyan bilgilere göre, Tel Aviv yönetimi, koridorun İsrail’i “bypass” ederek (devre dışı bırakarak) ilerlemesi durumunda, ülkenin Orta Doğu’daki lojistik ve ekonomik üstünlüğünü kaybedebileceğinden korkuyor.
Türkiye’nin Diplomatik Hamleleri ve ABD Temasları
Projenin gidişatına dair en kritik gelişme, Türkiye’nin koridorun rotası üzerindeki belirleyici rolü olarak öne çıkıyor. İsrail merkezli medya kuruluşlarının aktardığı bilgilere göre Ankara, koridorun İsrail üzerinden geçmesini önlemek adına ABD nezdinde aktif diplomatik süreçler yürütüyor. Türkiye’nin bölgesel ağırlığının projenin nihai yapısını doğrudan etkileyebileceği değerlendiriliyor. Özellikle Hindistan’daki ekonomik dinamikler ve projenin başlangıç noktasındaki hareketlilik, koridorun rotasını belirleyen en önemli unsurlardan biri olarak görülüyor.
Bölgesel Aktörlerin Çıkarları ve Riskler
IMEC projesi sadece İsrail’i değil, bölgedeki diğer önemli aktörleri de kendi çıkarları doğrultusunda etkiliyor. Mısır’ın, koridorun Süveyş Kanalı üzerindeki hakimiyeti ve buradan elde ettiği gelirleri azaltma ihtimalinden rahatsız olduğu belirtiliyor. Öte yandan Suriye’nin, ticaret rotasının Hayfa Limanı yerine kendi limanlarına bağlanması yönünde bir beklenti içinde olduğu ifade ediliyor. Bu durum, bölgedeki ekonomik rekabeti ve finansal piyasalardaki kritik gelişmeleri doğrudan etkileyebilecek bir potansiyele sahip.
Uzmanlardan “Stratejik Kayıp” Uyarısı
İsrail’in iç kamuoyunda da bu endişe yankı buluyor. Eski İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Giora Eiland, koridorun İsrail’i dışlamasının ekonomik faturasının çok ağır olacağını vurguladı. Eiland, bu projenin onlarca yılı kapsayan bir yatırım olduğunu ve kaybedilen stratejik konumun kısa sürede telafi edilemeyeceğini belirtti. Eski İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom ise Türkiye’nin bölgesel politikalar üzerindeki ağırlığına dikkat çekerek, Türkiye’nin projeyi şekillendirmedeki etkisinin altını çizdi.
İsrail Limanları Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Hezi Halavia ise İsrail içerisindeki bürokratik süreçlerin, bölgesel rakiplerine kıyasla karar alma mekanizmalarını yavaşlattığına işaret etti. Bölgesel kalkınma hamleleri ve stratejik destek çağrıları arasında geçen bu süreçte, İsrail’in koridorun dışında kalması durumunda Orta Doğu’daki lojistik avantajını tamamen yitirebileceği öngörülüyor.



