Dünya

İsrail Negev Çölü’nde Filistinlilere ait 80 evi yıktı

İsrail Arazi Dairesi, Negev Çölü'ndeki Dahiyye köyünde "ruhsatsız" olduğu gerekçesiyle 80 evi yıktı. Yaklaşık 400 Filistinli evsiz kaldı. Detaylar haberimizde.

OKUMA AYARLARI
İsrail Negev Çölü'nde Filistinlilere ait 80 evi yıktı
İsrail Negev Çölü'nde Filistinlilere ait 80 evi yıktı
📍 Konum: Negev, İsrail
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 370
🕐 Son Güncelleme: 12.10.2026 21:56

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İsrail Arazi Dairesi ekipleri, Negev Çölü’ndeki Rahat kenti yakınlarında bulunan Dahiyye köyünde 80 evi “ruhsatsız” olduğu gerekçesiyle yıktı.
  • Polis eşliğinde gerçekleştirilen operasyon sonucunda yaklaşık 400 Filistinli evsiz kalarak barınma kriziyle karşı karşıya kaldı.
  • Filistinli siyasi partiler ve yerel yöneticiler, yıkımı insan hakları ihlali olarak nitelendirerek, olayın siyasi bir kampanya aracı olduğunu savundu.

İsrail devlet televizyonu KAN tarafından paylaşılan bilgilere göre, Negev Çölü bölgesinde geniş çaplı bir yıkım operasyonu gerçekleştirildi. Rahat kentinin kuzeyinde yer alan Dahiyye köyünde, İsrail Arazi Dairesi’ne bağlı ekipler polis nezaretinde bölgeye girerek Filistinlilere ait 80 konutu “ruhsatsız” oldukları gerekçesiyle yerle bir etti. Söz konusu yıkım, bölgede yaşayan yaklaşık 400 kişinin bir anda evsiz kalmasına yol açtı.

Yıkım Operasyonuna Siyasi Tepkiler

Gerçekleştirilen yıkım, bölgedeki Filistinli siyasi temsilciler ve yerel yönetimler tarafından sert bir dille eleştirildi. Hadash, Taal ve Balad partilerinin oluşturduğu Ortak Liste tarafından yapılan yazılı açıklamada, bu girişimin bir insan hakları ihlali olduğu vurgulandı. Açıklamada, bölgenin asli unsurlarının topraklarından koparılmaya çalışıldığı ve zorla yerlerinden edilme politikalarının sistematik bir biçimde devam ettirildiği ifade edildi.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Rahat Belediye Başkan Yardımcısı Hasan el-Nasasra, yıkımın hukuki bir zeminden ziyade siyasi bir ajandaya dayandığını belirtti. El-Nasasra, “Yapılanlar bir kanunun uygulanması değil, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve çevresinin etnik temelli seçim kampanyasından başka bir şey değildir” ifadelerini kullandı. Bu durum, tıpkı Yarının Köyleri Projesi gibi kalkınma odaklı çalışmaların aksine, bölgedeki sosyal yapıyı zedeleyen bir müdahale olarak değerlendiriliyor.

İnsani Boyut ve Bölgedeki Gerilim

Yıkılan evlerin içinde yaşayan ailelerin yaşadığı mağduriyet, bölgedeki insani krizi derinleştiriyor. Özellikle kış ayları yaklaşırken 400 kişinin açıkta kalması, uluslararası kamuoyunun dikkatini çeken bir husus haline geldi. Bölgedeki gerilimin, tıpkı İBB Meclisi’nde tartışılan çevre sorunları gibi, yerel yönetimlerin ve sivil toplum örgütlerinin öncelikli gündem maddesi olması bekleniyor.

İsrail makamları, yıkılan yapıların imar izni bulunmadığını savunurken, Filistinli hak savunucuları ise bölgedeki yerleşim yerlerine imar izni verilmesinin neredeyse imkansız olduğunu ve bu durumun yerli halkı bölgeden uzaklaştırmak için bir araç olarak kullanıldığını belirtiyor. Bölgedeki atmosfer, uluslararası diplomatik ilişkilerde de sıkça rastlanan “zorla yerinden edilme” tartışmalarını bir kez daha alevlendirdi. Önümüzdeki günlerde yerel halkın barınma ihtiyacının nasıl karşılanacağı ve siyasi kanadın bu yıkımlara karşı nasıl bir tepki geliştireceği yakından takip edilecek.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir