⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 430
🕐 Son Güncelleme: 12.10.2026 13:16
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail’de 27 Ekim’de düzenlenecek parlamento seçimleri öncesinde, Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot ile mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu arasındaki rekabet kamuoyu araştırmalarına yansıdı.
- Son anketlere göre Eisenkot, başbakanlık adaylığında Netanyahu’nun önünde yer alırken, seçmenlerin yüzde 30’unun hala kararsız olması sandık sonuçları üzerindeki belirsizliği koruyor.
- İsrail seçim sisteminde hükümet kurmak için 120 sandalyeli mecliste 61 milletvekilinin desteği gerekirken, bloklar arasındaki sandalye dağılımı başa baş bir mücadeleye işaret ediyor.
İsrail, 27 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek olan kritik parlamento seçimlerine hazırlanırken, siyasi arenadaki hareketlilik zirveye ulaştı. Seçim atmosferi, özellikle başbakanlık koltuğu için verilen mücadelenin şiddetlenmesiyle dikkat çekiyor. Son yapılan kamuoyu araştırmaları, muhalefet bloğunun güç kazandığını ve seçmen tercihlerinde önemli değişimlerin yaşandığını ortaya koyuyor.
Başbakanlık Yarışında Eisenkot Öne Geçti
İsrail devlet televizyonu KAN tarafından yayımlanan güncel anket verilerine göre, “Başbakan olarak kimi görmek istersiniz?” sorusuna katılımcıların yüzde 43’ü muhalefetteki Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot ismini verdi. Mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu’ya destek verenlerin oranı ise yüzde 38’de kalarak, Eisenkot’un gerisinde kaldı. Netanyahu, diğer muhalefet lideri Naftali Bennett ile karşılaştırıldığında ise yüzde 40’a yüzde 36 ile bir nebze daha avantajlı bir konumda görünüyor.
Bölgedeki siyasi gerilimler ve güvenlik endişeleri, seçmen davranışlarını doğrudan etkiliyor. Özellikle Lübnan’da İsrail saldırılarından kalan patlayıcı can aldı haberlerinde olduğu gibi, sınır güvenliği ve çatışma riski seçmenin sandık tercihlerini şekillendiren temel unsurlar arasında yer alıyor.
Sandalye Dağılımı ve Koalisyon Senaryoları
İsrail’in çok partili seçim sistemi, tek başına iktidar olmayı zorlaştırıyor. Başbakanlık koltuğuna oturabilmek için Meclis’te en az 61 milletvekilinin güvenoyunu alabilecek bir koalisyon hükümeti kurmak gerekiyor. Son anketlere göre, Netanyahu liderliğindeki iktidar bloğu 53 sandalyeye ulaşırken, muhalefet bloğu 50 sandalyede kaldı. Arap partileri ise 13 sandalye ile kilit rol oynamaya devam ediyor.
Küresel piyasalardaki gelişmeler ve teknolojik rekabetin yanı sıra, TSMC, yapay zeka talebiyle üst üste altıncı çeyrek rekoruna hazırlanıyor gelişmeleri gibi ekonomik başlıklar da seçmenlerin günlük gündemini meşgul ediyor. Ancak İsrail seçmeni için en büyük soru işareti, 27 Ekim sonrasında nasıl bir koalisyonun kurulacağı.
Kararsız Seçmenlerin Etkisi
Seçim sonuçlarını belirleyecek en büyük unsur ise kararsız seçmenler olarak öne çıkıyor. Ankete katılanların yüzde 30 gibi yüksek bir oranının henüz kararını vermemiş olması, seçim gecesi sürpriz yaşanabileceğine işaret ediyor. Özellikle aşırı sağcı koalisyon seçmeninde yüzde 24, muhalefet seçmeninde ise yüzde 20 oranında bir kararsız kitle bulunuyor. Seçmenlerin bloklar arası geçişkenliğinin yüksek olması, siyasi partileri son düzlükte daha agresif kampanyalar yürütmeye zorluyor.
Öte yandan, dış politikadaki gelişmeler de yakından takip ediliyor. Avrupa Birliği’nden Rusya’ya 1600 maddelik yeni yaptırım paketi gibi küresel kararlar, İsrail’in uluslararası arenadaki konumunu ve seçim sonrası dış politika stratejilerini de dolaylı olarak etkileyebilecek potansiyele sahip.



