⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 407
🕐 Son Güncelleme: 12.10.2026 06:06
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye’nin farklı bölgelerinde çeltik, fındık ve zeytin üreticileri, artan girdi maliyetleri ve düşük alım fiyatları nedeniyle protesto eylemleri düzenliyor.
- Bafra’da çeltik üreticileri alım fiyatının 55 TL olmasını talep ederken, Manisa’da zeytin üreticileri maliyetlerin satış fiyatının üzerine çıkması nedeniyle üretim yapamaz hale geldi.
- Tarımdaki bu ekonomik darboğaz, hem üreticinin borçlanmasına hem de tarım işçilerinin ücretlerini alamamasına yol açıyor.
Türkiye genelinde tarım sektöründe faaliyet gösteren üreticiler, yükselen girdi maliyetleri ve ürünlerin piyasa değerinin altında kalması nedeniyle ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya kalıyor. Samsun’un Bafra ilçesinden Manisa’nın Soma ilçesine kadar geniş bir coğrafyada çiftçiler ve tarım işçileri, haklarını korumak adına çeşitli eylem ve protestolar gerçekleştiriyor.
Çeltik Üreticisinden Traktör Konvoylu Protesto
Samsun’un Bafra ilçesinde çeltik üreticileri, geçtiğimiz hafta yaklaşık 600 traktör ve biçerdöverle düzenledikleri konvoyla seslerini duyurmaya çalıştı. Üreticilerin temel talebi, henüz açıklanmayan alım fiyatlarının maliyetleri karşılayacak düzeyde olması. Sencer Solakoğlu, hasat döneminde çeltiğin maliyetin altında satıldığını vurgulayarak Türkiye’nin gıda politikaları ve tarım bütçesindeki yapısal sorunlar üzerine dikkat çekti. Solakoğlu, Bafra’da kilogram başına 46-47 lira maliyetle üretilen çeltiğin 32 liraya satılmak zorunda kalındığını belirterek, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) alım fiyatının en az 55 lira olması gerektiğini ifade etti.
Zeytin ve Fındık Üretiminde Maliyet Kıskacı
Sadece çeltik değil, fındık ve zeytin üreticileri de benzer bir ekonomik baskı altında. Sakarya’nın Kocaali ilçesinde fındık üreticileri, ürün fiyatları ile serbest piyasadaki alım koşullarını protesto etmek amacıyla traktörlü eylemler düzenledi. Manisa’nın Soma ilçesinde ise durum daha da kritik bir hal aldı. Yağlık zeytin kilogram fiyatının 10 liraya kadar gerilemesi, üreticinin borçlarını ödemesini imkansız hale getirdi. Soma’nın Avdan Mahallesi’nde yetiştirici olan Ertuğrul Özcan, zeytin toplamanın kilogram maliyetinin 20 lira olduğunu, ancak satış fiyatının 25 lira civarında seyrettiğini belirterek, bu tablonun sürdürülebilir olmadığını dile getirdi.
Üretimdeki bu düşüş ve fiyat baskısı, tarım işçilerini de doğrudan etkiliyor. Manisa’da çalışan emekli zeytin işçileri, ürün fiyatlarındaki düşüş nedeniyle yevmiyelerini alamadıklarını belirtiyor. Yaşanan bu durum, emekli maaşları ve gelir adaletsizliği gibi sosyal sorunları da beraberinde getiriyor. Birçok emekli işçi, geçimini sağlamak adına tarım sektöründe çalışırken, elde edilen gelirin temel ihtiyaçları karşılamaya yetmediğini gözyaşlarıyla anlatıyor.
Tarım Sektöründe Gelecek Endişesi
Yozgat’ta şekerpancarı ve yağlık ayçiçeği hasadı devam ederken, üreticilerin genel tablosu borçlanma ile üretim yapma döngüsüne girdiğini gösteriyor. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, Türkiye’nin sosyo-ekonomik yapısı açısından kritik bir önem taşıyor. Maliyetlerin kontrol altına alınamaması ve alım fiyatlarının yetersiz kalması, gelecekte gıda arz güvenliğini de tehdit edebilecek bir boyuta ulaşıyor.



