Dünya

Türkiye’nin Diplomasisi IMEC Koridoru ve İsrail’i Etkiliyor

Türkiye'nin ABD nezdindeki diplomatik girişimleri, IMEC koridorunun İsrail'i baypas etme ihtimalini gündeme taşıdı. İsrail stratejik konumunu kaybetme riskiyle karşı karşıya.

OKUMA AYARLARI
Türkiye'nin Diplomasisi IMEC Koridoru ve İsrail'i Etkiliyor
Türkiye'nin Diplomasisi IMEC Koridoru ve İsrail'i Etkiliyor
📍 Konum: Tel Aviv, İsrail
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 464
🕐 Son Güncelleme: 12.10.2026 08:48

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Türkiye, IMEC koridorunun İsrail üzerinden geçmesini engellemek amacıyla ABD nezdinde aktif bir diplomatik süreç yürütüyor.
  • İsrailli yetkililer, koridorun İsrail’i dışlamasının ülkenin Orta Doğu’daki stratejik ve ekonomik avantajlarını kalıcı olarak zayıflatacağını öngörüyor.
  • Proje; Hindistan’ı Avrupa’ya bağlamayı hedeflerken, Mısır ve Suriye gibi bölgesel güçlerin kendi ekonomik çıkarları doğrultusunda sürece müdahil olduğu görülüyor.

İsrail merkezli Kanal 13 televizyonunda yayınlanan haberler, Türkiye’nin Orta Doğu’daki yeni ticaret rotaları üzerindeki diplomatik ağırlığını bir kez daha gündeme getirdi. Habere göre Türkiye, Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) projesinin İsrail’i devre dışı bırakacak bir güzergah üzerinden şekillenmesini önlemek adına ABD ile yoğun temaslar yürütüyor. Bu durum, bölgedeki lojistik dengeleri değiştirebilecek stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.

İsrail’in Stratejik ve Ekonomik Kaygıları

İsrail’in bölgedeki lojistik üstünlüğünü kaybetme endişesi, ülkenin güvenlik ve ekonomi çevrelerinde geniş yankı buluyor. Eski İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Giora Eiland, koridorun İsrail’i baypas ederek Doğu ile Batı’yı doğrudan birbirine bağlaması durumunda, ülkenin onlarca yıllık stratejik konumunun sarsılacağını ifade etti. Eiland, bu durumun ekonomik faturasının çok ağır olacağını ve İsrail’in Orta Doğu’daki merkezi rolünün gerileyeceğini vurguladı.

İsrail Limanları Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Hezi Halavia ise İsrail’in kendi içindeki bürokratik süreçlerin, bölgesel aktörlerin hızına yetişemediğine dikkat çekti. Halavia’ya göre, komşu ülkeler karar alma süreçlerinde çok daha çevik hareket ederken, İsrail’in pasif kalması projenin dışlanmasına yol açabilir. Bu tür jeopolitik değişimler, 2100 yılı için belirlenen küresel riskler kapsamında değerlendirilen büyük çaplı ticaret rotası değişimlerinin bir parçası niteliğinde.

Bölgesel Aktörler ve Türkiye’nin Rolü

Projenin rotası üzerindeki diğer aktörlerin tutumları da belirsizliği artırıyor. Mısır, Süveyş Kanalı üzerinden elde ettiği gelirin azalmasından endişe duyarken, Suriye ise rotanın Hayfa yerine kendi limanlarına bağlanmasını talep ediyor. Eski İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom, Türkiye’nin bu süreçteki rolünü “direniş ekseninin liderliği” olarak tanımladı. Marom, Türkiye’nin bölgesel politikalar üzerindeki ağırlığının projenin mevcut yapısını doğrudan etkilediğini belirtti.

IMEC projesi, Eylül 2023’te Hindistan, ABD, Suudi Arabistan, BAE, Fransa, Almanya, İtalya ve AB arasında imzalanan mutabakat zaptına dayanıyor. Güzergah, Hindistan’ın Mumbai kentinden başlayarak BAE, Suudi Arabistan ve Ürdün üzerinden İsrail’in Hayfa Limanı’na, oradan da Yunanistan üzerinden Avrupa’ya uzanıyor. Bu karmaşık lojistik ağın kurulması, demiryolu kenarında gelişen yeni bağlantılar ve enerji hatları ile küresel ticareti yeniden şekillendirecek. Bölgedeki bu hareketlilik, döviz piyasalarındaki yeni dengeler gibi ekonomik parametreleri de doğrudan etkileme potansiyeline sahip.

IMEC Koridoru’nun Teknik Yapısı

Proje iki ana rotadan oluşuyor: Hindistan’ı Batı Asya’ya bağlayan “Doğu Koridoru” ve bölgeyi Avrupa’ya ulaştıran “Kuzey Koridoru”. IMEC Limanlar Kulübü, Şubat ayında imzalanan mutabakatın ardından Mayıs ayında resmen faaliyete geçerek küresel ticaretin yeni oyuncusu olma yolunda ilerliyor. Ancak Türkiye’nin diplomatik hamleleri, bu koridorun İsrail’i bir merkez haline getirme çabalarını zorlaştırabilir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir