⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 394
🕐 Son Güncelleme: 12.10.2026 18:16
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul Bakırköy’de, bebeklerin ölümlerine sebebiyet verdikleri ve haksız kazanç sağladıkları iddia edilen Yenidoğan Çetesi’nin 46. duruşması yapıldı.
- İddianamede, suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Fırat Sarı ve diğer sanıkların, bebekleri kâr amaçlı belirli hastanelere sevk ederek SGK’yı dolandırdıkları belirtiliyor.
- Sanıklar için kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından toplamda 582 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
İstanbul’da kamuoyunu derinden sarsan ve bebeklerin yaşam hakkını maddi kazanç uğruna hiçe saydıkları iddia edilen Yenidoğan Çetesi davasında yargılama süreci devam ediyor. 10’u tutuklu olmak üzere toplam 62 sanığın yargılandığı davada, 46. duruşma Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından gerçekleştirildi. Özel Hastane Çetesi Davasında 46. Duruşma Başladı bilgisiyle gündeme gelen oturumda, mahkeme salonunda geniş güvenlik önlemleri alındı.
Duruşmada Hakim Değişikliği ve Güvenlik Önlemleri
Bakırköy Adliyesi konferans salonunda yapılan duruşmaya, örgütün elebaşı olduğu iddia edilen tutuklu sanık doktor Fırat Sarı, bazı tutuksuz sanıklar, müşteki Mehmet Hanifi Kaya ve avukatlar katılım sağladı. Bazı sanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlandı. Duruşmanın başlangıcında teknik bir değişikliğe gidildi; yeni görevlendirilen üye hakimin dosyadan çekilme talebinin üst mahkemece uygun görülmesi üzerine, Bakırköy Adalet Komisyonu tarafından yeni bir üye hakim ataması yapıldı.
İddianamedeki Korkunç Detaylar: Bebekler Kâr Amacıyla Kullanıldı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 1399 sayfalık dev iddianame, suç örgütünün çalışma yöntemini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. İddianameye göre, sanık doktor Fırat Sarı’nın liderliğini yaptığı örgütün sevk ve idaresinde doktor İlker Gönen ile 112 Acil Çağrı Merkezi ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir’in kritik roller üstlendiği belirtiliyor. Örgütün temel amacının, bebeklerin sağlığını iyileştirmek değil, yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin doluluk oranını artırarak Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) maksimum düzeyde ödeme almak olduğu vurgulanıyor.
Suç şebekesinin, bebeklerin durumunu olduğundan daha ağır göstererek hastanelerde gereğinden uzun süre yatış sağladığı ve bu sayede haksız kazanç elde ettiği ileri sürülüyor. Bu süreçte, sigorta ve tazminat süreçlerindeki denetimlerin önemi kadar, sağlık sistemindeki sevk zincirinin güvenilirliği de tartışmaya açılmış durumda. Bebeklerin, tıbbi gerekliliklere göre değil, örgüt adına en yüksek kârı sağlayacak hastanelere yönlendirildiği iddia ediliyor.
Sanıklara Yüzlerce Yıl Hapis Cezası Talebi
Davanın en dikkat çekici noktalarından biri ise sanıklara istenen ağır hapis cezaları oldu. İddianamede, sanıklar Fırat Sarı ve İlker Gönen için; 10 bebeğin ölümü nedeniyle “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlarından toplamda 177 yıl altışar aydan başlayarak 582 yıl dokuzar aya kadar hapis cezası talep ediliyor. Ayrıca sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan da cezalandırılmaları isteniyor.



