⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 413
🕐 Son Güncelleme: 13.10.2026 09:22
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 1960 yılında Science dergisinde yayımlanan bilimsel bir makale, nüfus artışının kontrolsüz sürmesi durumunda insanlığı bekleyen senaryoları incelemiştir.
- Avusturya asıllı fizikçi Heinz von Foerster ve ekibi tarafından hazırlanan raporda, nüfus artış hızına bağlı olarak 13 Kasım 2026 Cuma günü matematiksel bir eşik olarak işaret edilmiştir.
- Uzmanlar, bu tarihin dünyanın sonunu değil, dönemin büyüme eğilimlerine dayalı teorik bir matematiksel model olduğunu vurgulamaktadır.
Ankara, Türkiye — Aradan geçen onlarca yıla rağmen bazı bilimsel çalışmalar, ortaya attıkları sıra dışı iddialarla yeniden gündeme gelmeye devam ediyor. Bunlardan biri de 1960 yılında yayımlanan ve insan nüfusunun kontrolsüz biçimde artmaya devam etmesi halinde insanlığı nasıl bir geleceğin bekleyebileceğini inceleyen kapsamlı bir araştırma oldu.
Dünyaca tanınan Science dergisinde yayımlanan makalenin yazarları, nüfus artışının o dönemdeki eğilimlerle sürmesi durumunda ortaya çıkabilecek tabloyu matematiksel hesaplamalarla ortaya koymaya çalışmıştı. Ancak çalışmanın ulaştığı sonuç, yıllar sonra bile dikkat çekmeye devam eden çarpıcı bir tarihle ilişkilendirildi. Bu durum, finans ve ekonomi dünyasında yaşanan gelişmelerle birlikte küresel piyasalar jeopolitik riskler ve teknoloji satışlarıyla karışık seyrediyor analizleri gibi farklı disiplinlerdeki öngörüleri de akıllara getirdi.
“Koca Koca Torunlarımız Sıkışarak Ölecek”
Avusturya asıllı Amerikalı fizikçi Heinz von Foerster ve Illinois Üniversitesi’nden araştırmacıların kaleme aldığı makalede, nüfusun son iki bin yıldaki gibi büyümeyi sürdürmesi halinde insanlığın ciddi kaynak ve yaşam alanı sorunlarıyla karşı karşıya kalabileceği savunuldu. Von Foerster’ın, “Koca koca torunlarımız açlıktan ölmeyecek, sıkışarak ölecekler” şeklindeki çarpıcı sözleri ise araştırmanın en akılda kalıcı ifadelerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Araştırmacıların nüfus artışı modelinden hareketle işaret ettiği tarih, 13 Kasım 2026 Cuma günü olarak hesaplandı. Ancak bilim insanları, bu tarihin dünyanın o gün kesin olarak sona ereceğine ilişkin bir kanıt olmadığını, aksine dönemin nüfus artış hızının hiç yavaşlamadan aynı şekilde devam edeceği varsayımına dayanan teorik bir matematiksel öngörü olduğunun altını çiziyor.
Değişen Demografik Eğilimler ve Yeni Senaryolar
Makalenin yayımlandığı dönemde demograflar arasında büyük tartışmalara yol açan araştırma, nüfus artışına ilişkin öngörüleri bakımından 1990’lı yıllara kadar büyük ölçüde dönemin eğilimleriyle örtüştü. Ancak sonraki yıllarda dünya genelinde doğum oranlarının düşüş eğilimine girmesi, geleceğe ilişkin hesaplamaların yeniden masaya yatırılmasına neden oldu.
Öte yandan, Birleşmiş Milletler’in Dünya Nüfus Beklentileri kapsamındaki en son tahminleri, geçmişteki bu kaygılardan çok farklı bir demografik tablo ortaya koyuyor. Buna göre, dünya nüfusunun 2084 yılında yaklaşık 10.3 milyara ulaşmasının ardından duraklayarak gerilemeye başlaması bekleniyor. Uzmanlar, günümüzde aşırı nüfus artışından ziyade azalan doğurganlığın, yaşlanan nüfusun ve çalışma çağındaki insan sayısındaki azalmanın daha büyük ekonomik ve sosyal riskler doğurabileceğine dikkat çekiyor. Bu süreçte bankaların mobil uygulamalarında ikinci el araç ve telefon satışı dönemi gibi dijital ve ekonomik entegrasyonlar da hayatın akışını dönüştürmeye devam ediyor.



