⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 450
🕐 Son Güncelleme: 13.10.2026 01:08
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Mısır’ın İskenderiye kenti açıklarındaki batık Antirhodos Adası kalıntılarında üzerinde İskenderiye Feneri tasviri bulunan bronz bir mühür yüzüğü keşfedildi.
- Avrupa Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü ve Mısır Turizm ve Antik Eserler Bakanlığı ortaklığında çıkarılan eser, antik feneri tasvir eden ilk mühür yüzüğü olma özelliğini taşıyor.
- Uzmanlar, yüzükteki motiflerin milattan sonra ikinci yüzyıla ait antik sikkelerdeki çizimlerle büyük benzerlik gösterdiğini belirtti.
Mısır’ın tarihi liman kenti İskenderiye açıklarında yürütülen sualtı kazıları, antik dünyanın en büyük harikalarından birine ışık tutan eşsiz bir buluntuya sahne oldu. Akdeniz’in derinliklerinde kalan Antirhodos Adası’ndaki antik saray kalıntıları arasında, üzerinde İskenderiye Feneri tasviri yer alan nadir bir bronz mühür yüzüğü gün yüzüne çıkarıldı.
Sualtı Arkeolojisinde Bir İlk Gerçekleşti
Keşif, Avrupa Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü (IEASM) ile Mısır Turizm ve Antik Eserler Bakanlığı’nın uzun süredir koordineli olarak sürdürdüğü ortak araştırma programı kapsamında yapıldı. Depremler ve deniz seviyesinin yükselmesi sonucu yüzyıllar önce sular altında kalan antik saray kompleksinde yapılan dalışlar sırasında bulunan bronz yüzüğün, türünün ilk örneği olduğu resmen duyuruldu. Bilim insanları daha önce antik yapının tasvirlerine yalnızca mozaik ve madeni paralarda rastlandığını, mühür yüzüğü formunda ise ilk defa böyle bir esere ulaşıldığını vurguluyor.
Akdeniz havzası genelinde süren araştırmalar yalnızca arkeolojik keşiflerle sınırlı kalmıyor; kimi zaman Korsika semalarında görüntülenen kızıl cin atmosferik olayı gibi doğa olayları bölgenin zenginliğini gözler önüne sererken, deniz araştırmaları da tarihin kayıp sayfalarını aydınlatıyor. Benzer şekilde deniz ekosistemlerini inceleyen uzmanların 40 yıl sonra yeni bir derin deniz türü tanımlaması gibi, sualtı araştırmaları hem biyolojik hem de tarihi açıdan sürprizler sunmaya devam ediyor.
Antik Sikkelerle Büyük Benzerlik Taşıyor
Arkeologlar tarafından incelenen bronz yüzüğün üzerindeki fener figürünün detayları, antik nümismatik verileriyle birebir örtüşüyor. IEASM uzmanları, yüzükteki detaylı çizimin Milattan Sonra 2. yüzyıla tarihlenen Roma dönemi sikkelerindeki İskenderiye Feneri tasvirleriyle şaşırtıcı bir benzerlik sergilediğini bildirdi.
İskenderiye Feneri’nin mimari formu, katmanlı yapısı ve ışık kulesinin orantıları hakkında dönemin görsel kayıtları oldukça sınırlıydı. Söz konusu mühür yüzüğünün, dönemin seçkin bir yöneticisi veya tüccarı tarafından kullanıldığı tahmin ediliyor. Bu önemli buluntu, antik dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen yapının dönemin günlük yaşamında ve sembolizminde nasıl temsil edildiğine dair yeni kanıtlar sunuyor.
Antirhodos Adası’nın Tarihi Önemi
Ptolemaios Hanedanlığı döneminde krali saraylara ve tapınaklara ev sahipliği yapan Antirhodos Adası, Kleopatra’nın da ikamet ettiği iddia edilen stratejik bir noktaydı. Günümüzde tamamen sular altında bulunan ada, uzmanlar tarafından Akdeniz’in en değerli sualtı arkeoloji alanlarından biri kabul ediliyor. Bölgedeki diplomatik ve kültürel ilişkiler günümüzde de farklı platformlarda tartışılırken, yakın coğrafyada örneğin Yunanistan Altyapı Bakanı’nın tartışmalı paylaşımı gibi güncel gelişmeler yaşansa da tarihi miras ortak bir Akdeniz geçmişine tanıklık ediyor.
Bronz mühür yüzüğünün konservasyon ve restorasyon süreçlerinin tamamlanmasının ardından İskenderiye’deki ulusal müzelerden birinde sergilenmesi bekleniyor.



