Gündem

Bingöl ve Diyarbakır Sınırındaki Birsu HES Projesi İptal Edildi

Bingöl ve Diyarbakır sınırındaki Birsu HES Projesi, mahkemenin bilimsel ve teknik eksiklikler gerekçesiyle verdiği oy birliği kararıyla iptal edildi.

OKUMA AYARLARI
Bingöl ve Diyarbakır Sınırındaki Birsu HES Projesi İptal Edildi
Bingöl ve Diyarbakır Sınırındaki Birsu HES Projesi İptal Edildi
📍 Konum: Bingöl, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 428
🕐 Son Güncelleme: 13.10.2026 12:54

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Bingöl’ün Genç ve Diyarbakır’ın Lice ilçeleri sınırlarında yapılması planlanan Birsu HES Projesi, Bingöl İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi.
  • Mahkeme, ÇED raporunun bilimsel verilerden uzak olduğunu, ekosisteme zarar vereceğini ve bölgedeki nesli tükenmekte olan türleri tehdit ettiğini belirledi.
  • Karar ile projenin orman örtüsü, su kaynakları ve yerel tarım faaliyetleri üzerindeki olumsuz etkilerinin önüne geçilmesi hedefleniyor.

Bingöl’ün Genç ilçesi ile Diyarbakır’ın Lice ilçesi sınırlarında, Dicle Havzası’nın en kritik su kaynaklarından biri olan Sarım Çayı üzerinde hayata geçirilmesi planlanan Birsu HES Projesi, bölge halkının ve çevre savunucularının açtığı dava sonucunda yargıya takıldı. Bingöl İdare Mahkemesi, hazırlanan ÇED Raporu’nun bilimsel ve teknik yeterlilikten uzak olduğu gerekçesiyle projenin iptaline oy birliğiyle karar verdi.

Bilimsel Dayanaktan Yoksun ÇED Raporu

Silvan Elektrik Üretim Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan 88,886 MWM kurulu güce sahip proje, başlangıcından bu yana bölge ekosistemi üzerindeki potansiyel tahribat nedeniyle tartışmaların odağındaydı. Mahkeme süreci, projenin sadece enerji üretimine odaklanıp çevresel riskleri göz ardı ettiğini ortaya koydu. Bilirkişi raporlarında, projede kullanılan su akış verilerinin havza içi ölçümlere dayanmadığı ve ortalama debinin gerçek dışı yüksek gösterildiği tespit edildi. Özellikle haziran-eylül dönemindeki kuraklık risklerinin raporda yer almaması, mahkemenin iptal kararında en önemli etkenlerden biri oldu.

Ekosistem ve Biyolojik Çeşitlilik Koruma Altında

Mahkeme kararı, bölgenin eşsiz biyolojik çeşitliliğine de özel bir vurgu yapıyor. Proje alanının, dünyada neslinin tükendiği düşünülen ancak yakın zamanda varlığı kanıtlanan Batman Bantlı Çöpçü Balığı ile koruma altındaki Su Samuru gibi türlerin doğal yaşam alanı olduğu hatırlatıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından da sıkça vurgulanan doğal kaynakların korunması ilkesiyle paralel olarak, mahkeme projenin orman örtüsü ve arıcılık faaliyetlerini yok edeceği sonucuna vardı.

Proje kapsamında 18 kilometrelik iletim tünellerinin kazılması ve dinamit patlatma faaliyetlerinin yer altı suyu sistemini bozacağı, ayrıca bölgedeki çığ ve heyelan risklerini artıracağı teknik verilerle kanıtlandı. Bölge sakinleri, bu kararı “doğanın zaferi” olarak nitelendirirken, çevre örgütleri de kararın emsal teşkil etmesi gerektiğini belirtiyor. Edirne’de kaybolan çocukların aranması gibi toplumsal duyarlılık gerektiren olaylarda olduğu gibi, bölge halkı da kendi yaşam alanlarını koruma noktasında kararlı bir duruş sergiledi.

Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Hukuki Emsal

Hukuk mücadelesini yürüten avukat Barış Yıldırım, mahkemenin verdiği kararın bölgenin geleceği açısından hayati önem taşıdığını ifade etti. Kümülatif etki değerlendirmesinin yapılmadığı projelerin, doğayı bir rant kapısı olarak görmekten öteye gidemediği bir kez daha kanıtlanmış oldu. Türkiye’nin dört bir yanında çevresel denetimlerin artırılması gerektiğini savunan uzmanlar, Ticaret Bakanı’nın cari açık vurgusu gibi ekonomik hedeflerin çevresel sürdürülebilirlikle dengelenmesi gerektiğini vurguluyor. Dicle Havzası, bundan sonraki süreçte daha sıkı koruma önlemleriyle geleceğe taşınacak.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir