⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 361
🕐 Son Güncelleme: 13.10.2026 14:32
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde düzenlenen DESU Medikal Üretim Tesisi açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sağlık sektöründe yerli üretimin kritik önemini vurguladı.
- Yılmaz, Türkiye’nin savunma sanayiindeki yerlilik başarısını sağlık teknolojilerine uyarlayarak, biyoteknoloji ve tıbbi cihaz alanında dışa bağımlılığı azaltmayı amaçladıklarını belirtti.
- Kamu alım gücünün stratejik kullanımıyla sağlıkta yerlileşme sürecinin hızlandırılması ve sağlık turizmi gelirlerinin artırılması hedefleniyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde hizmete giren DESU Medikal Üretim Tesisi’nin açılış töreninde önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin son 24 yılda sağlık altyapısında büyük bir dönüşüm yaşadığını belirten Yılmaz, gelinen noktada hizmet kalitesinin küresel standartlara ulaştığını ifade etti.
Sağlıkta Savunma Sanayi Modeli
Yılmaz, Türkiye’nin sağlık teknolojilerindeki atılımı için savunma sanayiinde elde edilen tecrübenin bir model teşkil ettiğini vurguladı. Savunma sanayiinde yerlilik oranının yüzde 20’lerden yüzde 80’lerin üzerine çıkarıldığını hatırlatan Yılmaz, bu başarının arkasında güçlü bir siyasi irade ve doğru kurumsal yapılanmanın yattığını belirtti. Benzer bir stratejinin sağlık endüstrileri için de uygulanacağını kaydeden Yılmaz, “Savunma sanayiindeki bu birikim bize gerekli modeli sunuyor. Aynı modeli sivil endüstrilere, özellikle de sağlık alanına aktarmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Kamu Alım Gücü ile Yerli Üretim Desteklenecek
Sağlık sektöründe kamunun hem düzenleyici hem de alıcı rolüne dikkat çeken Yılmaz, bu gücün akıllıca kullanılması durumunda yerli üretimin çok daha hızlı gelişeceğini savundu. Yüksek teknoloji gerektiren ilaç ve tıbbi cihazlarda yerli üretimin artırılmasının, tedarik güvenliği açısından stratejik bir zorunluluk olduğunu belirten Yılmaz, bu hedefin Türkiye’nin genel ekonomik programlarında da yer aldığını söyledi. Bu tür sektörel yatırımlar, tıpkı sosyal projeler ve kalkınma odaklı girişimlerde olduğu gibi, ülke ekonomisine katma değer sağlamayı amaçlıyor.
Küresel Sağlık Turizminde Türkiye Faktörü
Türkiye’nin geçmişte vatandaşlarının şifa aramak için yurt dışına gittiği bir ülkeden, bugün dünyadan milyonlarca insanı ağırlayan bir sağlık merkezine dönüştüğünü vurgulayan Yılmaz, “Sağlık turizmi sayesinde ülkemize milyarlarca dolar döviz kazandırıyoruz. Bu hizmet ihracatını, biyoteknoloji, yapay zeka ve dijitalleşme ile destekleyerek daha ileri bir seviyeye taşıyacağız” dedi. Öte yandan, kamuoyunda yakından takip edilen siyasi kamuoyu araştırmaları ve sosyo-ekonomik veriler de Türkiye’nin teknolojik dönüşümünün vatandaşlar tarafından önemsendiğini gösteriyor.
Dünyanın jeopolitik gerilimler ve çatışmalarla sınandığı bu dönemde, sağlık gibi stratejik sektörlerde kendine yetebilen bir Türkiye’nin, küresel rekabette elinin çok daha güçlü olacağı öngörülüyor. Hükümetin bu alandaki teşvikleri, özel sektörün inovasyon kapasitesini artırmayı hedefliyor.



