⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 393
🕐 Son Güncelleme: 13.10.2026 14:05
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Erzincan’da yaşayan 43 yaşındaki Mustafa Nergiz, dedesinden miras kalan ahşap torna mesleğini 36 yıldır sürdürüyor.
- CNC makinelerinin seri üretimi karşısında el emeği ürünlerin ruhunu ve kalitesini korumaya çalışan Nergiz, geleneksel yöntemlerden ödün vermiyor.
- Usta, teknolojik gelişmelere rağmen ahşabın sıcaklığını ve zanaatın değerini gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.
Türkiye’nin zanaat kültüründe köklü bir yere sahip olan ahşap işçiliği, günümüzde seri üretim teknolojileriyle ciddi bir sınav veriyor. Erzincan’da yaşayan 43 yaşındaki ahşap torna ustası Mustafa Nergiz, henüz 7 yaşındayken dedesinin ve babasının yanında başladığı mesleğini, 36 yıldır aynı tutkuyla sürdürüyor. Üç kuşaktır devam eden bu kadim geleneği yaşatmak için atölyesinde ter döken Nergiz, teknolojik dönüşümün getirdiği hızlı tüketim alışkanlıklarına karşı direniyor.
Emeğin ve Sabrın Sanatı: Ahşap Torna
Atölyesinde merdane, hamur açma tahtası, bebek mama sandalyesi ve geleneksel beşik gibi pek çok ürün üreten Mustafa Nergiz, yaptığı işin sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu vurguluyor. Nergiz, günümüz dünyasında her şeyin hızla tüketilmesine karşın, el emeğiyle işlenen ahşabın insana kattığı değeri şu sözlerle anlatıyor: “Bizim haftalar süren işimiz, CNC makinelerinde yarım günde yapılabiliyor. Ancak bu makinelerde üretilen malzemenin hiçbir ruhu yok. İnsana sıcak duran bir yanı bulunmuyor.”
Zanaatkarlığın zorluklarına rağmen mesleğine duyduğu bağlılığı koruyan usta, günümüzdeki ekonomik koşulların ve teknolojik rekabetin zanaatkarları zorladığını belirtiyor. Nergiz, “Keşke geçim sıkıntısı olmasa da bu işi para için değil, sadece zevk için yapsak,” diyerek geleneksel üretimin duygusal tatminine dikkat çekiyor.
Teknolojiye Karşı Geleneksel Duruş
Toplumun pek çok alanında olduğu gibi, zanaat dallarında da dijitalleşme ve otomasyon süreci hızla ilerliyor. Birçok sektörde olduğu gibi, AB mevzuatına benzer şekilde yerel üretim standartlarının korunması ve zanaatkarların desteklenmesi, kültürel mirasın devamlılığı için kritik önem taşıyor. Mustafa Nergiz, CNC makinelerinin yaygınlaşmasıyla birlikte gerçek ahşap ustalığının “ruhunu” yitirdiğini, kendisinin ise bu ruhu korumak için mücadele verdiğini ifade ediyor.
Öte yandan, toplumda yaşanan farklı değişimler de gündemdeki yerini koruyor. Örneğin, yeni içecek trendleri veya değişen yaşam alışkanlıkları, geleneksel zanaatların yerini hızlı tüketim ürünlerine bırakmasına neden olabiliyor. Ancak Nergiz gibi ustalar, ahşabın doğallığını ve el işçiliğinin estetiğini savunmaya devam ediyor.
Mustafa Nergiz, “Ahşapla çalışmak her zaman için çok zevkli, stres atan bir meslek. Gönül vermedi mi, heves etmedi mi bu iş yapılacak bir iş değil,” diyerek genç nesilleri bu kıymetli mesleği öğrenmeye ve yaşatmaya davet ediyor. Erzincan’daki bu küçük atölye, teknolojiye rağmen insan emeğinin hala vazgeçilmez olduğunu kanıtlayan bir kale görevi görüyor.



