Gündem

İstanbul Barosundan Torpil Açıklamasına Suç Duyurusu

İstanbul Barosu, Ankara Numaralı Baro Başkanı'nın "70 kişiyi hakim savcı yaptık" yönündeki mülakat ve torpil itirafları için suç duyurusunda bulundu.

OKUMA AYARLARI
İstanbul Barosundan Torpil Açıklamasına Suç Duyurusu
İstanbul Barosundan Torpil Açıklamasına Suç Duyurusu
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 479
🕐 Son Güncelleme: 13.10.2026 15:40

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İstanbul Barosu, Ankara Numaralı Baro Başkanı’nın televizyon programındaki hakim ve savcı atamalarına yönelik mülakat torpili itiraflarını yargıya taşıdı.
  • Adliye önünde düzenlenen basın açıklamasında, çoklu baro sisteminin liyakatsizliği ve kayırmacılığı meşrulaştırdığı vurgulanarak numaralı baro sisteminden vazgeçilmesi istendi.
  • Açıklamada, mülakat mağduriyeti yaşayan genç hukukçuların trajik hikayeleri hatırlatılarak kamu alımlarındaki adaletsizliğe derhal son verilmesi çağrısı yinelendi.

İstanbul Barosu, adliye önünde gerçekleştirdiği kapsamlı basın açıklamasıyla yargı teşkilatındaki kadrolaşma iddialarını ve mülakat sistemindeki tartışmalı uygulamaları yargıya taşıdı. Ankara Numaralı Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’in katıldığı bir televizyon programında sarf ettiği sözlerin ardından harekete geçen baro yönetimi, liyakatsizliğin ve kayırmacılığın resmi bir itirafıyla karşı karşıya kaldıklarını belirtti. Yargı bağımsızlığına ve hukuk devleti ilkelerine doğrudan bir darbe vuran bu açıklamalar, hukuk camiasında büyük yankı uyandırdı.

Çoklu Baro Sistemi ve Kadrolaşma Tartışmaları

Basın açıklamasını okuyan İstanbul Barosu temsilcisi, 10 Ekim 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan ifadelerin, mesleği ve avukatların örgütlü mücadelesini bölmek amacıyla hayata geçirilen çoklu baro sisteminin getirdiği tehlikeli noktayı gözler önüne serdiğini ifade etti. Ankara Numaralı Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’in, hakim ve savcı olmak isteyen adaylara referans olduklarını, 70 baro üyesi arkadaşını bu yolla mesleğe yerleştirdiklerini ve bakanlıkların kendilerine bu anlamda ayrıcalık tanıdığını açıkça dile getirdiği hatırlatıldı.

Bu vahim beyanların, Türkiye’de liyakat esaslı kamu atamalarının nasıl zedelendiğinin açık bir kanıtı olduğu vurgulandı. Gündemdeki bu sıcak gelişmeler sürerken, ülkede farklı mecralarda yaşanan hukuki ve idari süreçler de yakından takip ediliyor. Benzer şekilde, yakın dönemde kamuoyunu meşgul eden İstanbul ve Muğla odaklı 3 milyar dolarlık dolandırıcılık operasyonu gibi büyük çaplı olaylar, denetim mekanizmalarının ve şeffaflığın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Hukukun üstünlüğü ilkesinin her alanda tesis edilmesi gerektiği gerçeği, bu tür skandallarla bir kez daha teyit ediliyor.

Mülakat Mağduriyetleri ve Hayatını Kaybeden Hukukçular

Açıklamada, mülakat sistemindeki adaletsizliklerin yarattığı derin yaralara ve trajik sonuçlara da geniş yer verildi. 2025 yılının Ocak ayında İstanbul Barosu’na kayıtlı genç avukat Mert Akdoğan’ın, adli yargı yazılı sınavında Türkiye 115’incisi olmasına rağmen sözlü mülakatta elendiği ve bu haksızlık sonucunda yaşamına son verdiği hatırlatıldı. Benzer şekilde, 2013 yılında hakim adayı Didem Yaylalı’nın da mülakat kararları nedeniyle meslekten ve hayattan koparıldığı vurgulandı.

Sınavlara yıllarca hazırlanan ancak liyakat yerine subjektif kriterlerle elenen adayların durumu, sistemin acilen reforme edilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Ülke genelindeki bu tür idari ve toplumsal meseleler zaman zaman siyasetin de ana gündem maddesi oluyor. Tıpkı yerel yönetimlerde yaşanan siyasi hareketliliklerde veya Yılmaz Özdil’den muhalefete fon soruşturması ve yanlış bilgi uyarısı örneklerinde olduğu gibi, kurumların işleyişine yönelik eleştiriler kamuoyunda geniş bir tartışma alanı yaratıyor.

Numaralı Baro Sisteminden Vazgeçilsin Çağrısı

İstanbul Barosu, kapalı kapılar ardında yürütülen kayırmacılık ve iltimas düzeninin derhal tasfiye edilmesi gerektiğini belirtti. “Yargı hiçbir siyasal çevrenin, meslek örgütünün veya ayrıcalıklı ilişki ağının kadrolaşma alanı değildir” denilen açıklamada, tüm bu iddiaların ve beyanların etraflıca araştırılması için suç duyurusunda bulunulduğu ilan edildi. Baro yönetimi, mesleğin onurunu korumak ve hukukun üstünlüğünü savunmak adına mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgularken, çoklu baro yapılarından derhal vazgeçilmesi çağrısını yineledi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir