Gündem

İstanbul Numaralı Barosu seçimlerinde iktidar destekli aday kaybetti

İstanbul ve Ankara'da kurulan "Numaralı Barolar"da yönetim krizi sürüyor. İstanbul Numaralı Barosu seçimlerini iktidar destekli aday kaybetti.

OKUMA AYARLARI
İstanbul Numaralı Barosu seçimlerinde iktidar destekli aday kaybetti
İstanbul Numaralı Barosu seçimlerinde iktidar destekli aday kaybetti
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 347
🕐 Son Güncelleme: 13.10.2026 01:22

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İstanbul Numaralı Barosu’nda gerçekleştirilen seçimlerde, iktidar tarafından desteklenen aday Ali Kasım Tuna yarışı kaybetti.
  • Ankara Numaralı Barosu’nda ise seçim sürecine dair tartışmalar devam ederken, daha önce yönetimde yaşanan değişimler dikkat çekiyor.
  • 2020 yılında yürürlüğe giren “çoklu baro” düzenlemesiyle kurulan bu yapılar, yargı ve savunma alanındaki etkileri nedeniyle hukuk camiasında uzun süredir gündemde.

Türkiye’de yargı sisteminin önemli bir parçası olan savunma mekanizmasına yönelik 2020 yılında atılan “çoklu baro” adımı, aradan geçen sürenin ardından yeni bir tartışma sürecini beraberinde getirdi. İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde, mevcut barolara alternatif olarak kurulan ve kamuoyunda “Numaralı Barolar” olarak bilinen yapılar, son seçim sonuçlarıyla yeniden mercek altına alındı.

Seçim Sonuçları ve Siyasi Yansımalar

İstanbul Numaralı Barosu’nda gerçekleştirilen seçimlerde, AKP-MHP ittifakının adayı olarak sahaya çıkan Ali Kasım Tuna, rakibi Rıza Saka karşısında 6 oy farkla mağlup oldu. Seçim sonuçlarına itiraz edileceği duyurulurken, kazanan tarafın sonucu tekbirlerle kutlaması kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Bu durum, Türkiye Belediyeler Birliği’nde seçim süreci gibi, meslek örgütlerindeki siyasi rekabetin ve kutuplaşmanın yeni bir boyut kazandığını gösteriyor.

“Numaralı Barolar”ın Kuruluş Süreci

2020 yılında kabul edilen yasal düzenleme ile üye sayısı 5 bini aşan barolarda, 2 bin avukatın imzasıyla yeni bir baro kurulmasının önü açılmıştı. Bu yasa kapsamında İstanbul’da 2 bin 53, Ankara’da ise 2 bin 50 imzayla kurulan barolar, o dönem hukuk camiasında “savunmanın bölünmesi” olarak nitelendirilmiş ve yoğun eleştirilere maruz kalmıştı. İktidarın, büyükşehir barolarındaki mevcut yönetimleri dengelemek amacıyla attığı bu adımın, hedeflenen siyasi sonucu verip vermediği ise tartışma konusu olmayı sürdürüyor.

Ankara Numaralı Barosu’nda Neler Oluyor?

Sadece İstanbul’da değil, Ankara’da da benzer bir hareketlilik gözlemleniyor. Ankara Numaralı Barosu Başkanı Gökhan Ağdemir’in, hakim ve savcı atamalarında bakanlıklarla yürüttükleri “referans” çalışmaları hakkındaki açıklamaları, yargı bağımsızlığı tartışmalarını tetikledi. Ankara’da 17-18 Ekim tarihlerinde yapılacak seçimler öncesinde Ağdemir’in adaylıktan çekilmesi, Bilge Feyzioğlu son yolculuğuna uğurlandı haberlerinde olduğu gibi, hukuk dünyasındaki isimlerin ve değişimlerin dikkatle izlenmesine neden oluyor.

Yargı sistemindeki HSK yapısının değişimi ve ardından savunma ayağına müdahale çabaları, hukukçular tarafından “yargının sac ayaklarının zayıflatılması” olarak yorumlanıyor. İktidarın, büyükşehir barolarının yönetimlerini kazanamadığı durumlarda devreye aldığı “çoklu baro” stratejisinin, gelinen noktada beklenen kurumsal hakimiyeti sağlayamadığı görülüyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir