⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 392
🕐 Son Güncelleme: 13.10.2026 14:31
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- TFF Yönetim Kurulu üyesi Lale Cander, federasyon içerisindeki yönetim anlayışı ve akrabalık ilişkilerini gerekçe göstererek görevinden istifa etti.
- Cander, TFF içerisindeki hukuk mekanizmasının bağımsızlığını yitirdiğini ve kendisine verilen disiplin cezasının kasıtlı olduğunu iddia etti.
- Mevcut yönetimin kurumsallıktan uzaklaştığını belirten Cander, seçim olması durumunda mevcut yönetimin 30 oy dahi alamayacağını öne sürdü.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bünyesinde yaşanan üst düzey istifalar, Türk futbol kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya devam ediyor. Yönetim Kurulu asil üyeliği görevinden ayrılan Lale Cander, federasyonun mevcut işleyişine, yönetim tarzına ve kurum içindeki hukuk mekanizmasına dair çarpıcı iddiaları gündeme taşıdı. Cander’in açıklamaları, federasyonun kurumsal yapısının sorgulanmasına neden oldu.
“Federasyon Aile Şirketi Değildir”
Kurum içinde şahsi çekişmelerin ve dedikoduların ön plana çıktığını belirten Lale Cander, yaşanan tablonun Türk futboluna büyük zarar verdiğini ifade etti. Cander, 85 milyonluk bir ülkede futbol federasyonu gibi önemli bir kurumun akrabalık ilişkileriyle anılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Federasyonun bir aile şirketi gibi yönetildiğini savunan Cander, “Küçük hesaplaşmalarla Türk futbolunun kıymetli zamanını kaybettik” diyerek tepkisini dile getirdi.
Yaşanan bu süreç, tıpkı siyasi kamuoyu araştırmaları ve seçmen tercihlerinin analizi süreçlerinde olduğu gibi, kurumların liyakat esaslı yönetilmediğinde nasıl bir güven erozyonuna uğradığını gözler önüne seriyor. Lale Cander, reform ihtiyacının kaçınılmaz olduğunu ve bağımsız bir hukuk mekanizması kurulmadan Türk futbolunda gerçek bir ilerleme sağlanamayacağını belirtti.
Hukuk Mekanizması ve Disiplin Cezası Tartışması
Cander, özellikle TFF Başkanvekili Fuat Göktaş’ın etkin olduğu hukuk yapılanmasının acilen denetlenmesi gerektiğini savundu. Kendisine verilen 2,5 yıllık hak mahrumiyeti cezasının arkasında, istifa eden Abdullah Ayaz’ın tutumlarına karşı çıkmasının yattığını iddia eden Cander, bu cezanın hukuki değil, tamamen kişisel ve kasıtlı bir yaptırım olduğunu öne sürdü.
Hukuk süreçlerinin bu denli tartışmalı hale gelmesi, toplumsal vicdanda da karşılık buluyor. Tıpkı Ekrem İmamoğlu hakkındaki Tuzla davası istinaf mahkemesine taşındı örneğinde olduğu gibi, hukuk mekanizmalarına duyulan güvenin sarsılması, hem spor hem de siyaset dünyası için kritik bir risk teşkil ediyor.
“Yeni Bir Seçimde 30 Oy Bile Alamazlar”
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun mevcut desteğini kaybettiğini belirten Cander, seçimli bir kongre yapılması durumunda mevcut yönetimin ciddi bir hezimetle karşılaşacağını savundu. Seçimlerin 134’e 129 gibi kritik bir farkla sonuçlandığını hatırlatan Cander, “Bugün yeni bir sandık kurulsa bu yönetim 30 oy bile alamaz” değerlendirmesinde bulundu.
Cander, son olarak Türk futbolunun önündeki engellerin kaldırılması için liyakat, kurumsallık ve bağımsız hukuk ilkelerinin tavizsiz bir şekilde uygulanması gerektiğinin altını çizdi. Federasyon yönetiminden ise henüz iddialara ilişkin kapsamlı bir yanıt gelmedi.



