Dünya

Netanyahu’nun Yemen operasyonlarına katılma girişimi gündemde

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, Yemen’deki Husi hedeflerine karşı Suudi Arabistan ile askeri işbirliği yapma girişimi diplomatik çevrelerde tartışılıyor.

OKUMA AYARLARI
Netanyahu’nun Yemen operasyonlarına katılma girişimi gündemde
Netanyahu’nun Yemen operasyonlarına katılma girişimi gündemde
📍 Konum: Kudüs, İsrail
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 390
🕐 Son Güncelleme: 13.10.2026 13:51

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Yemen’de Husilere yönelik yürütülen askeri operasyonlara İsrail’in dahil olması için Suudi Arabistan nezdinde girişimlerde bulunuyor.
  • Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, İsrail ile kurulacak açık bir askeri işbirliğinin yaratabileceği kamuoyu tepkisinden çekindiği belirtiliyor.
  • Girişimin temelinde, askeri işbirliği üzerinden Suudi Arabistan ile diplomatik ilişkileri normalleştirme ve bölgesel ittifakları güçlendirme hedefi yer alıyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Yemen’de Husilere karşı yürütülen askeri operasyonlara İsrail ordusunun da katılması için Suudi Arabistan yönetiminden onay almaya çalıştığı iddia edildi. Diplomatik kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, Netanyahu bu hamlesiyle hem bölgesel bir askeri angajman kurmayı hem de İsrail-Suudi Arabistan ilişkilerinde yeni bir sayfa açmayı hedefliyor.

Askeri İşbirliği ve Normalleşme Arayışı

Netanyahu’nun Yemen stratejisinin sadece sahadaki operasyonlarla sınırlı olmadığı, uzun vadeli bir normalleşme sürecinin parçası olduğu öne sürülüyor. İsrail yönetimi, bölgesel güvenlik mimarisinde Suudi Arabistan ile kurulacak bir işbirliğinin, gelecekteki olası bir barış anlaşmasının önünü açabileceğini değerlendiriyor. Ancak Suudi Arabistan tarafı, Filistin meselesindeki çözüm beklentilerini korurken, İsrail ile açık bir askeri ortaklığın yaratabileceği toplumsal ve bölgesel tepkileri dikkatle analiz ediyor.

Bu gelişmeler, Türkiye’nin dış politika gündemini de yakından ilgilendiriyor. Özellikle Mekke Savunma İttifakı Meclis’te tartışmalara neden oldu ve bölgedeki askeri hareketliliğin Türkiye üzerindeki olası etkileri siyasi arenada yoğun bir şekilde ele alınıyor. Türkiye’nin dış politikadaki konumu ve attığı adımlar, muhalefet kanadı tarafından sıklıkla sorgulanırken, Tülay Hatimoğulları’ndan Türkiye’nin dış politikasına eleştiri gelmesi, bu stratejilerin iç siyasetteki yansımalarını gözler önüne seriyor.

Bölgesel Gerilim ve Mekke Anlaşması

Yemen’deki çatışmalar, 2014 yılından bu yana bölgeyi istikrarsızlaştıran en önemli unsurlardan biri olmaya devam ediyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu’nun müdahalesi, Husi yönetiminin balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla karşılık buluyor. Bu süreçte imzalanan ‘Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ ise Türkiye’yi de doğrudan veya dolaylı olarak bu karmaşık denklemin içine çekmiş durumda.

Anlaşma gereği, taraflardan birine yönelik saldırı, tüm taraflara yapılmış bir saldırı olarak kabul ediliyor. Bu durum, 5 Ekim itibarıyla Riyad’da alınan askeri kuvvet konuşlandırma kararlarıyla birlikte, bölgedeki askeri hareketliliğin önümüzdeki günlerde daha da artabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, İsrail’in bu denkleme dahil olma arzusunun, bölgedeki güç dengelerini kökten değiştirebilecek bir “dış hamle” olduğunu vurguluyor.

Uluslararası gözlemciler, İsrail’in bu girişiminin gerçekleşmesi halinde, bölgedeki mevcut ittifakların yeniden şekilleneceğini ve Orta Doğu’daki “normalleşme” sürecinin çok daha kırılgan bir zemine oturacağını belirtiyor. Riyad yönetiminin, Filistin meselesindeki kararlı tutumu ile İsrail’in güvenlik odaklı talepleri arasındaki çelişki, bu diplomatik trafiğin en zorlu başlıkları arasında yer alıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir