⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 384
🕐 Son Güncelleme: 13.10.2026 14:28
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Ordu Çevre Derneği, Korgan ve Aybastı yaylalarında devam eden maden sondaj çalışmalarının bölgedeki su kaynaklarına ve ekosisteme ciddi zararlar verdiğini açıkladı.
- Hukuki süreçlerin uzaması ve yürütmeyi durdurma kararlarının gecikmesi, bölge halkında Erzincan İliç’te yaşanan felaketin bir benzerinin gerçekleşeceği endişesini doğurdu.
- Dernek temsilcileri, atıkların dere yataklarına deşarj edildiğini ve hayvan ölümleri yaşandığını belirterek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nü göreve davet etti.
Ordu Çevre Derneği, Ordu Büyükşehir Belediyesi önünde düzenlediği basın açıklamasıyla Korgan ve Aybastı yaylalarında yürütülen maden sondaj çalışmalarına sert tepki gösterdi. Siyasi parti temsilcileri, sendikalar ve çevre aktivistlerinin katıldığı açıklamada, bölgedeki doğa tahribatının geri dönülemez bir noktaya ulaştığı vurgulandı.
Hukuki Süreçler ve Bilirkişi Raporları
Basın açıklamasını okuyan Ordu Çevre Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Haluk Türkmen, konunun hukuki boyutuna dikkat çekti. Ordu İdare Mahkemesi’nin daha önce sondaja izin veren Mera Kurul Kararı’nı iptal ettiğini hatırlatan Türkmen, İstinaf Mahkemesi’nin bozma kararının ardından hazırlanan bilirkişi raporlarının, ekosistemin korunması gerekliliğini net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtti.
Türkmen, “Bilirkişi kök ve ek raporlarında, doğanın ve ekosistemin parçalanması değil, korunması gerekliliği belirtilmesine rağmen, yürütmeyi durdurma kararı neden verilmez? Bilirkişiler, nihai olarak üstün kamu yararının ekosistemin korunmasında olduğunu belirterek son noktayı koymuştur” ifadelerini kullandı. Doğanın korunması konusundaki bu hassasiyet, tıpkı Taklamakan Çölü’nde keşfedilen dev yeraltı su rezervleri gibi, su kaynaklarının geleceği açısından kritik bir önem taşıyor.
Çevre Kirliliği ve Hayvan Ölümleri
Maden sahalarında yürütülen denetimsiz çalışmaların vahim sonuçlar doğurduğunu belirten Türkmen, bölgedeki yolların usulüne uygun açılmadığını ve mera ile orman bütünlüğünün bozulduğunu ifade etti. Sondaj atıklarının ve kullanılan kimyasal içerikli suların yasal düzenlemeler yok sayılarak dere yataklarına deşarj edildiğini belirten Türkmen, bu durumun doğrudan ekolojik dengeyi tehdit ettiğini vurguladı.
Yaşanan kirlilik nedeniyle bölgede üç adet büyükbaş hayvanın telef olduğunu açıklayan Türkmen, “Bütün bu olumsuzluklar dile getirilmiş ve suç duyurularında bulunulmuş olmasına rağmen, asli görevi kontrol etmek olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü uyarı ve taleplere duyarsız kalmıştır” dedi. Çevre politikalarının ve denetimlerin önemi, tıpkı Denizli’de 2026 yılında yaşanan 59 orman yangını gibi, yerel yönetimlerin ve kurumların acil eylem planı oluşturmasını zorunlu kılıyor.
İliç Vurgusu: Yeni Bir Felaket Kapıda mı?
Açıklamanın sonunda Erzincan İliç’te yaşanan maden faciasını hatırlatan Ordu Çevre Derneği, kısa vadeli ekonomik çıkarlar uğruna halkın yaşam alanlarının feda edilmemesi gerektiğini belirtti. “Erzincan İliç’te yaşananlardan hiç mi ders alınmaz?” diye soran yetkililer, vahşi madencilik faaliyetlerinin durdurulmaması durumunda bölgede telafisi imkansız bir çevresel felaket yaşanabileceği konusunda yetkilileri son kez uyardı.



