⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 461
🕐 Son Güncelleme: 13.10.2026 22:21
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- ABD Başkanı Donald Trump, Alaska’ya hareket etmeden önce Beyaz Saray bahçesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
- Bir gazetecinin Yemen’deki Husilere karşı olası müdahaleye Türkiye’nin katılması için bir davet olup olmadığını sorması üzerine Trump, bunu yapabileceğini ifade etti.
- Ankara, Mekke Ortak Savunma İttifakı çerçevesinde Riyad’a askeri güç konuşlandırılması ihtimalini değerlendirirken, ittifakın savunma odaklı olduğunu vurguluyor.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, Alaska’ya hareketinden hemen önce Beyaz Saray bahçesinde basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Ortadoğu’da tırmanan gerilim ve Yemen’deki son gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Trump, Türkiye’nin olası bir askeri operasyona dahil olup olmayacağına dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Bölgesel gelişmeler yakından takip edilirken, diplomasi trafiği de hız kesmeden devam ediyor. Hatırlanacağı üzere diplomatik gelişmeler sadece dış politikayla sınırlı kalmıyor; örneğin yakın zamanda Başkan Erdoğan, Nijerya Büyükelçisi Dakingari’yi kabul Etti görüşmesi gibi diplomatik temaslar Ankara’nın yoğun gündemini oluşturuyor. Yemen özelindeki son gelişmeler ise uluslararası kamuoyunun ilk sırasındaki yerini koruyor.
Trump’tan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Övgü
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Trump’a, Yemen’deki Husilere karşı planlanan olası bir uluslararası müdahalede Türkiye’nin de yer almasının istenip istenmediği soruldu. Bir gazetecinin yönelttiği “Yemen’e yanıt için Türkiye’yi katılmaya mı davet ediyorsunuz?” şeklindeki net soruya Trump, son derece olumlu bir üslupla karşılık verdi.
Trump, bu soruya verdiği yanıtta, “Bunu yapabilirim. Cumhurbaşkanı Erdoğan benim harika bir dostum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a büyük saygım var” ifadelerini kullanarak iki lider arasındaki yakın diyaloga ve Türkiye’nin bölgesel ağırlığına dikkat çekti.
Yemen’de Tırmanan Gerilim ve Askeri Hareketlilik
Yemen’deki Husilerin son dönemde Suudi Arabistan topraklarındaki sivil altyapıyı hedef alan füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını artırması, Washington yönetimini harekete geçirdi. Bölgede güvenlik risklerinin tırmanmasıyla birlikte ABD yönetiminin olası bir askeri müdahale seçeneğini masaya yatırdığı biliniyor. Diğer taraftan Husi yönetimi ise ABD’nin doğrudan savaşa dahil olması durumunda çok hızlı ve ağır bir misillemeyle karşılık vereceklerini duyurarak bölgedeki tansiyonu daha da yükseltti.
Öte yandan savunma ve güvenlik konuları sadece Ortadoğu ile sınırlı kalmayıp küresel bir çerçevede ele alınıyor. Türkiye’nin de katılımıyla şekillenen stratejik adımlar, savunma sanayiindeki gelişmelerle birlikte yakından izleniyor. Nitekim benzer stratejik ve askeri değerlendirmeler, yakın dönemde Milli Savunma Bakanı Güler’den Ateş Serbest-2026 Değerlendirmesi gibi kritik askeri analizlerle de kamuoyunun gündemine gelmektedir.
Ankara’nın Pozisyonu ve Savunma İttifakı
Yemen krizine yönelik diplomatik ve askeri kulislerde hareketlilik yaşanırken, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulan Mekke Ortak Savunma İttifakı da dikkat çekiyor. Bu ittifak kapsamında, Husilerin artan saldırılarına karşı Riyad yönetimine askeri güç konuşlandırılması ihtimali uluslararası medyada tartışılıyor.
Ankara’dan yapılan diplomatik değerlendirmelerde ise söz konusu ittifakın tamamen savunma odaklı olduğu, Yemen’e yönelik doğrudan herhangi bir askeri müdahale planının bulunmadığı net bir şekilde ifade ediliyor. Türkiye, bölgesel istikrarın korunması ve krizlerin diyalog yoluyla çözülmesi yönündeki tutumunu sürdürüyor.



