⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 421
🕐 Son Güncelleme: 13.10.2026 23:53
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 13 aylık bebeğini 2 aylığına Suriye’deki babasının yanına gönderen anne Ella Gürsu, süresi dolmasına rağmen çocuğunun Türkiye’ye getirilmemesi üzerine hukuk mücadele başlattı.
- Aile Mahkemesi çocuğun tedbiren anneye teslimine karar verirken, Sulh Ceza Hakimliği baba hakkında “çocuğun kaçırılması” suçundan yakalama emri çıkardı.
- 3 aydır evladından haber alamayan ve iletişim kuramayan anne, devletin ilgili kurumlarından diplomatik ve idari temas kurulması için destek bekliyor.
Türkiye’de yaşayan Ella Gürsu, 13 aylık bebeğini geçici bir süre için Suriye’de bulunan babasının yanına göndermesinin ardından büyük bir hukuk ve evlat mücadelesi vermeye başladı. Anlaşmaya göre yalnızca iki ay kalması ve 14 Eylül tarihinde Türkiye’ye dönmesi gereken bebek, sürenin dolmasına rağmen geri getirilmedi. Yaşanan bu gelişmeler, uluslararası velayet krizlerini ve çocuk alıkonulma vakalarını yeniden gündeme taşıdı.
Uluslararası ilişkilerde ve dış politika gelişmelerinde Rusya Bütçesinde Savunma Harcamaları Rekor Orana Ulaştı haberleri gibi stratejik konuların yanı sıra, sınır ötesi yaşanan bireysel hak ihlalleri de devletlerin diplomatik mekanizmalarını harekete geçiriyor. Anne Ella Gürsu’nun yaşadığı mağduriyet, benzer krizlerin çözümünde konsolosluk ve dışişleri temaslarının ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
“3 Aydır Evladımı Göremiyorum”
Yaşadığı kabus dolu günleri gözyaşları içerisinde anlatan anne Ella Gürsu, üç aydır evladına hiçbir şekilde ulaşamadığını belirtti. Çocuğunun dönüş yapacağı 14 Eylül tarihine kadar her şeyin yolunda gittiğini, babasıyla günlük olarak yazıştıklarını ifade eden Gürsu, o kritik günü şu sözlerle aktardı:
“Eylülün 14’ünde okulların açıldığı gün, daha önceden de anlaştığımız gibi benim oğlum da Suriye’den dönecekti. Babasıyla ayın 13’üne kadar yazışmalarımız vardı her gün… Ve o gün son mesajını aldım: ‘Ben Rusya’da yaşamak istemiyorum, oğlumla beraber yaşamak istiyorum… Velayeti bana vermezsen iletişim kurmamız mümkün olmayacak.'”
Mahkeme Kararları ve Yasal Süreç
Babadan gelen bu mesajın ardından hukuki yollara başvuran anne, Türk adli makamlarından hızlı bir şekilde sonuç aldı. Yapılan başvurular neticesinde Aile Mahkemesi, çocuğun tedbiren anneye teslim edilmesine hükmetti. Bununla birlikte, Sulh Ceza Hakimliği ise baba hakkında “çocuğun kaçırılması ve alıkonulması” suçlamasıyla resmi yakalama emri çıkardı.
Benzer hukuki ve idari süreçlerin takibi, Türkiye’nin uluslararası alandaki hak arama hürriyetini ve diplomatik ağırlığını artırmaktadır. Tıpkı Türkiye ve İtalya Arasında Kültür Miras İş Birliği Güçleniyor haberinde olduğu gibi, ülkeler arası iş birliği ve hukuki mutabakatlar bu tür krizlerin çözülmesinde hayati bir rol oynamaktadır.
Diplomatik Destek Çağrısı
Elindeki mahkeme kararlarına ve yakalama emirlerine rağmen çocuğunun Suriye sınırları içerisinde tutulduğunu vurgulayan Ella Gürsu, sorunun yerel imkanlarla çözülemeyecek bir boyuta ulaştığını belirtti. Tutanakların ve yakalama kararlarının tamamının elinde olduğunu söyleyen acılı anne, evladına bir an önce kavuşabilmek için Adalet Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı nezdinde acil diplomatik temas kurulmasını talep ediyor.



