⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 366
🕐 Son Güncelleme: 14.10.2026 17:48
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Ankara’da görülen bir duruşmada başörtülü mahkeme başkanını reddeden sanık avukatı Alperen Demirdiş hakkında cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.
- Savcılık, avukatın “görevi kötüye kullanma” ve “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçlarından cezalandırılmasını talep etti.
- Mahkeme heyeti, sanık ve müdafiinin mütalaaya karşı savunma hazırlayabilmesi için süre talebini kabul ederek duruşmayı 22 Ekim tarihine erteledi.
Ankara’da yargı mercilerini ve kamuoyunu uzun süredir meşgul eden hukuki bir süreçte yeni bir aşamaya geçildi. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, duruşma esnasında başörtülü hakimi reddeden sanık avukatı hakkında yürütülen yargılamada savcılık mütalaası açıklandı. Duruşmaya tutuksuz sanık Alperen Demirdiş ve avukatı katıldı.
Duruşmada Yaşananlar ve Savcılık Mütalaası
Mahkeme başkanının dosyaya gelen evrakı okumasının ardından söz alan tutuksuz sanık Demirdiş, üzerine atılı suçlamalara dair herhangi bir kastının bulunmadığını, sarf ettiği sözlerin tamamen savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. İddianamede zarar unsurunun tam olarak açıklanmadığını öne süren Demirdiş, beraatini talep etti.
Tarafların beyanlarının dinlenilmesinin ardından esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı; sanığın duruşma sırasında sergilediği tutum ve sarf ettiği ifadeler nedeniyle “görevi kötüye kullanma” ve “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Savcılık mütalaasının ardından söz alan sanık ve avukatı, esas hakkındaki savunmalarını hazırlamak üzere süre talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, bu talebi haklı bularak duruşmayı 22 Ekim tarihine erteledi.
Olayın Geçmişi ve İddianamenin Detayları
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamenin detaylarına göre olay, 14 Mayıs 2024 tarihinde Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen uyuşturucu ticareti davasında gerçekleşti. Duruşma sırasında söz alan avukat Alperen Demirdiş, “Türkiye Cumhuriyeti laik bir hukuk devletidir. Anayasa’da mahkemenin bağımsızlığı teminat altına alınmıştır. Dini simgelerle görev yapan mahkeme başkanı ve üyesini reddediyorum” ifadelerini kullanmıştı.
İddianamede, hakimin başörtüsü ile görev yapmasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 22. ve 24. maddelerinde düzenlenen “hakimin bakamayacağı haller” ve “reddi sebepleri” arasında yer almadığına dikkat çekilmişti. Hukuk dünyasında geniş yankı uyandıran bu olay, benzer şekilde TSK’dan ihraç edilen eski uzman erbaşın 14 yıllık hukuk mücadelesi gibi yargı sisteminin sınırlarını ve bireysel hakları tartışmaya açan kritik dosyalardan biri olarak kayıtlara geçti. Ülke genelindeki diğer hukuki gelişmeler ve TBMM’de tasfiye edilen yatırım fonları teklifi görüşülmeye başlandı haberleri de yakından takip edilirken, bu davanın 22 Ekim’deki duruşmasında çıkacak karar merakla bekleniyor.



