⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 444
🕐 Son Güncelleme: 14.10.2026 17:09
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- ÇAYKUR, çay işleme sürecindeki lifli atıkları değerlendirerek “çaykopit” adı verilen yerli bir tarımsal girdi geliştirdi.
- Geliştirilen bu ürün, modern seracılıkta dışarıdan ithal edilen Hindistan cevizi bazlı kokopit malzemesine ekonomik ve yerli bir alternatif sunuyor.
- Üniversiteler ve araştırma enstitülerinin işbirliğiyle yürütülen çalışmalar sonucunda ürünün ticarileştirilmesi ve yaygınlaştırılması amaçlanıyor.
Türkiye’nin çay üretimindeki köklü kuruluşu ÇAYKUR, tarımsal üretimde dışa bağımlılığı azaltacak yenilikçi ve stratejik bir hamleye imza attı. Çay işleme sürecinde ortaya çıkan lifli atıkların değerlendirilmesi amacıyla geliştirilen ve “çaykopit” adı verilen ürün, modern tarımda yaygın olarak kullanılan ithal kokopit malzemesine güçlü bir yerli alternatif olarak tasarlandı.
Dünya genelinde ve Türkiye’de hızla gelişen örtü altı tarım sektörü, topraksız tarım uygulamalarında kullanılan organik yetiştirme ortamlarına olan ihtiyacı her geçen gün artırıyor. Geleneksel olarak Hindistan cevizi liflerinden üretilen ve ithal edilen kokopit, bugüne kadar döviz çıkışına neden oluyordu. ÇAYKUR’un hayata geçirdiği bu yeni girişim, yatırım fonu tasfiyelerinde yeni yol haritası gibi ekonomik dengeyi gözeten stratejik adımlarla benzer bir vizyon taşıyor ve ulusal kaynakların korunmasını hedefliyor.
Modern Tarımda Yerli Girdi Dönemi
Rize merkezli yürütülen proje kapsamında, çay üretim tesislerinden geriye kalan lifli atıklar özel ve bilimsel işlemlerden geçiriliyor. Bu sayede hem tarımsal atıklar çevreye zarar vermeden bertaraf ediliyor hem de yüksek katma değerli bir ekonomik ürüne dönüştürülüyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan ÇAYKUR Genel Müdürlüğü, temel amacın yurt dışına giden dövizi Türkiye içinde tutmak ve yerli üreticiyi desteklemek olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin örtü altı tarım alanındaki büyümesine dikkat çeken yetkililer, 1995 yılında yaklaşık 363 bin dekar olan toplam örtü altı tarım alanının 2024 yılı itibarıyla 776 bin dekara ulaştığını belirtti. Aynı süreçte plastik sera alanlarında yaşanan yüzde 317 oranındaki artış, topraksız tarım girdilerine olan talebin katlanarak büyümesine yol açtı. Çaykopit projesi, tam da bu kritik dönemeçte iç pazarın ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapasitede konumlandırılıyor.
Akademik İşbirliği ve Başarılı Ön Denemeler
ÇAYKUR Atatürk Çay ve Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nde gerçekleştirilen ön deneme üretimlerinde çaykopit kullanılarak kabak, fasulye ve domates yetiştiriciliği başarıyla test edildi. Gerçekleştirilen kontrollü denemelerde bitki gelişiminin olumlu seyrettiği gözlemlenirken, domates fidelerinden doğrudan meyve elde edilmesi projenin başarısını kanıtladı. Uzmanlar benzer şekilde Başoğlu Kablo ve Erat Kablo’dan savunma sanayisine güç birliği hamlesinde olduğu gibi kurumlar arası ortak akıl ve Ar-Ge faaliyetlerinin önemine dikkat çekiyor.
Şu anda Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi yürütücülüğünde; ÇAYKUR Atatürk Çay ve Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi’nin ortaklaşa katılımıyla yürütülen çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Bu akademik ve kurumsal işbirliği sayesinde ürünün standardizasyon süreçlerinin tamamlanması ve en kısa sürede ticarileştirilerek çiftçilerin kullanımına sunulması hedefleniyor.
Gelecek dönemde çaykopitin; sebze yetiştiriciliği, fide üretimi, süs bitkileri sektörü, saksı harçları üretimi ve geniş peyzaj uygulamalarında vazgeçilmez yerli bir tarımsal girdi olması bekleniyor.



