⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 324
🕐 Son Güncelleme: 14.10.2026 02:42
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İnsan Hakları Derneği (İHD), İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Osman Kavala’nın yeniden yargılanma talebini reddetmesine sert tepki gösterdi.
- Dernek, mahkemenin bu kararının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nin ihlal kararını etkisiz bıraktığını savundu.
- İHD, Kavala’nın derhal serbest bırakılması ve uluslararası hukuk normlarına uyulması çağrısında bulundu.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, Osman Kavala’nın yeniden yargılanma talebini reddetmesi, hukuk dünyasında ve sivil toplum kuruluşları arasında geniş yankı uyandırdı. İnsan Hakları Derneği (İHD), mahkemenin bu kararını sert bir dille eleştirerek, söz konusu kararın hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti. İHD tarafından yapılan açıklamada, kararın sadece bireysel bir hak ihlali olmadığı, aynı zamanda Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin de hiçe sayıldığı vurgulandı.
AİHM Kararı ve Hukuki Bağlayıcılık Tartışması
Mahkemenin ret kararı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nin daha önce verdiği ihlal kararıyla doğrudan çelişiyor. AİHM, Kavala dosyasında özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma hakkı ile ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini tespit etmişti. İHD, Türkiye’nin AİHM kararlarına uyum süreci bağlamında, bu kararın uygulanmamasının hukuki bir boşluk yarattığını belirtti.
Açıklamada, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46. maddesinin kararları bağlayıcı kıldığına dikkat çekildi. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. maddesinin, temel haklara ilişkin uluslararası sözleşmeleri kanunların üzerinde tuttuğu ve 138. maddesinin ise mahkeme kararlarının bağlayıcılığını düzenlediği hatırlatıldı. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 311. maddesinin de AİHM ihlal kararlarını bir yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul ettiği ifade edildi.
Hukuk Devleti ve Demokratikleşme Süreci
İHD, kararın demokratikleşme süreçlerine zarar verebileceği uyarısında bulundu. TBMM bünyesindeki komisyonların dahi AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına tam uyum çağrısı yaptığını belirten dernek, yargı kararlarının siyasi metinlerin ötesine geçmesi gerektiğini savundu. İHD’nin sivil toplum faaliyetleri kapsamında yürüttüğü hak savunuculuğu çerçevesinde, adaletin tesisi için yargı bağımsızlığının ve kararların uygulanabilirliğinin altı çizildi.
Dernek, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bağlayıcı kararları uygulamayan bir yargı düzeni, adaleti değil keyfiliği büyütür. Osman Kavala derhal serbest bırakılmalı, AİHM kararının tüm gerekleri yerine getirilmelidir. Hukuk, iktidarın veya mahkemelerin tercihine bırakılamayacak kadar temel bir değerdir.”



