⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 476
🕐 Son Güncelleme: 14.10.2026 12:50
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul Şişli’de 10 yıl önce evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden Mezdeke dans grubu üyesi Aynur Kanbur davasının ilk duruşması İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.
- Cinayeti itiraf eden sanık Bülent Gündüz ile birlikte Fazlı Kar, Serdar Kar ve Yüksel Kar hakkında “tasarlayarak öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
- Hazırlanan iddianamede, sanığın cinayeti kargo görevlisi kılığına girerek işlediği, olay sonrası kullanılan silahı denize attığı ve diğer şüphelilerle dijital irtibat kurduğu yer aldı.
İstanbul’un Şişli ilçesinde yaklaşık 10 yıl önce gerçekleşen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran Aynur Kanbur cinayeti ile ilgili yargı sürecinde kritik bir aşamaya gelindi. Bir döneme damgasını vuran Mezdeke dans grubunun üyesi olan Aynur Kanbur’un evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmesine ilişkin davanın ilk duruşması, İstanbul Adalet Sarayı 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.
Sanıklar Hakkında Ağırlaştırılmış Müebbet Talebi
Soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, olayın faili olduğu belirtilen tutuklu sanık Bülent Gündüz ile olayla bağlantılı oldukları tespit edilen Fazlı Kar, Serdar Kar ve Yüksel Kar hakkında “tasarlayarak öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Baş şüpheli Gündüz için ayrıca 6136 sayılı kanun kapsamında “ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma ya da bulundurma” suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istendiği kayıtlara geçti.
Kolluk kuvvetlerinin titizlikle yürüttüğü teknik takip ve saha çalışmaları neticesinde çözülen olay, kentte yaşanan asayiş vakalarının aydınlatılmasındaki kararlılığı bir kez daha gösterdi. Tıpkı Beşiktaş’ta kırmızı bültenle aranan kripto dolandırıcısı örneğinde olduğu gibi, güvenlik güçlerinin geriye dönük dijital ve fiziki iz sürme kabiliyeti faili meçhul kalan dosyaların aydınlanmasında belirleyici oldu.
Planlı Cinayetin Ayrıntıları İddianamede Yer Aldı
Cumhuriyet savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede cinayet gününe dair tüm adımlar ayrıntılarıyla aktarıldı. Bülent Gündüz’ün olay günü saat 19.01’de Avcılar metrobüs durağından bindiği, 19.47’de Mecidiyeköy durağında indiği tespit edildi. Şüphelinin yolculuk boyunca cep telefonunu kapalı tuttuğu ve sosyal medya hesaplarındaki kıyafetlerin, güvenlik kameralarına yansıyan zanlının montuyla uyuştuğu belirlendi. Ayrıca Adli Tıp ve kriminal incelemelerde yüz, burun ve kulak yapısının da Gündüz ile tam uyum sağladığı belgelendi.
İfadesinde suçunu itiraf eden sanık Gündüz, Kanbur’un yaşam tarzını ailevi değerlerine aykırı bulduğunu öne sürdü. Olay günü maktulün ikamet ettiği adrese giderek binanın önünde beklediğini, Kanbur’u balkonda gördükten sonra kapı diafonuna basarak kendisini kargo görevlisi gibi tanıttığını anlattı. Kapı açıldıktan sonra Kanbur’un kendisini fark edip bağırmaya başlaması üzerine iki adım mesafeden 3-4 el ateş ettiğini kabul etti.
Silahı Denize Attığını İtiraf Etti
Cinayeti işledikten sonra olay yerinden hızla uzaklaşarak otobüsle Hisarüstü’ndeki iş yerine gittiğini belirten zanlı, olaydan birkaç gün sonra suç aletini Emirgan ile Kanlıca arasında seyreden vapurdan denize attığını bildirdi. Her ne kadar cinayeti kendi kararıyla işlediğini ve kimsenin azmettirmediğini iddia etse de, HTS kayıtları diğer şüpheliler Fazlı Kar ve Serdar Kar ile yoğun bir irtibat halinde olduğunu ortaya koydu.
Adalet Sarayı’nda davanın görülmeye başlamasıyla birlikte maktulün yakınları ve kamuoyu adaletin tecelli etmesini bekliyor. Sonbahar aylarında İstanbul’da sağanak yağış etkisiyle hareketli günler yaşanırken, kentin adliye koridorlarında da geçmişe dönük faili meçhul dosyaların teker teker aydınlatılması dikkatle takip ediliyor.



