Gündem

Özgür Özel’den Halk TV Ziyareti: Bir Darbe Sürecinden Geçiyoruz

Kayyım atanan Halk TV'yi ziyaret eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yaşananların bir darbe süreci olduğunu belirterek basına müdahaleye tepki gösterdi.

OKUMA AYARLARI
Özgür Özel'den Halk TV Ziyareti: Bir Darbe Sürecinden Geçiyoruz
Özgür Özel'den Halk TV Ziyareti: Bir Darbe Sürecinden Geçiyoruz
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 518
🕐 Son Güncelleme: 14.10.2026 21:37

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kayyım atanan Halk TV’nin İstanbul’daki merkez binası önünde bekleyen kanal çalışanlarına ve yönetimine siyasi parti temsilcileri ile yurttaşlar dayanışma ziyaretinde bulundu.
  • Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, binayı ziyaret ederek yapılan operasyonun zamanlamasına dikkat çekti ve sürecin muhalefeti sessizleştirme amacı taşıdığını ifade etti.
  • İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Rukiye Leyla Süren ise polisin arama kararını ve basın alanına müdahalesini açık bir anayasa ihlali olarak nitelendirdi.

İstanbul, Türkiye – Kayyım atanan Halk TV‘nin İstanbul’daki merkez binası önünde basın emekçilerinin başlattığı nöbet ve bekleyiş kararlılıkla devam ediyor. Gün boyunca kentin farklı noktalarından gelen çok sayıda yurttaş, siyasi parti temsilcisi ve sivil toplum kuruluşu üyesi, olumsuz hava koşullarına rağmen kanal binasının önüne gelerek çalışanlara destek mesajları iletti. Bu kapsamda gerçekleştirilen en dikkat çekici ziyaretlerden biri de siyasi arenanın önde gelen isimlerinden geldi.

Kanal merkezine gelerek yetkililerden bilgi alan ve çalışanlarla bir araya gelen Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, binada yaptığı incelemelerin ardından basın mensuplarına önemli açıklamalarda bulundu. Yaşananların sadece bir kurum meselesi olmadığını vurgulayan Özel, medyanın kritik bir dönemeçten geçtiğini belirtti.

“Muhalefetin Sesi Susturulmaya Çalışılıyor”

Halk TV’nin yüzlerce kişinin geçim kapısı olmasının yanı sıra Türkiye’de bağımsız gazeteciliğin yapılabildiği nadir mecralardan biri olduğuna dikkat çeken Özgür Özel, operasyonun zamanlamasının manidar olduğunu dile getirdi. Aynı gün içerisinde Ekrem İmamoğlu’nun da mahkemede savunma yaptığını hatırlatan Özel, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Tam böyle bir günün sabahına bu operasyonun yapılmış olması çok manidar. Bir yandan ülkenin gelecek dönem için iktidar iddiası koyan partisi adsızlaştırılıyor, kurumsuzlaştırılıyor, lidersizleştirilmeye çalışılıyor. Bir yandan da muhalefet sessizleştirilmeye çalıştırılıyor.”

Ülke genelinde etkili olan olumsuz hava koşulları ve İstanbul’da şiddetli sağanak toplu taşımada yoğunluğa neden olurken, vatandaşların bilgi alma hakkının da bu tür müdahalelerle kısıtlandığı ifade edildi. Yaşananları doğrudan bir “darbe süreci” olarak nitelendiren Özel, bu sürecin çok boyutlu mağdurları bulunduğunu sözlerine ekledi.

“Esas Darbe Halkın Haber Alma Hakkına Yapılıyor”

Konuşmasında darbe kavramının toplumsal yansımalarına değinen Özgür Özel, mağduriyet zincirinin sadece siyasetçilerle sınırlı kalmadığını vurguladı. Özel, “Darbenin bir mağduru bugün Silivri’de bütün gün savunma yaptı, bir mağduru ana muhalefet partisi olarak bizleriz, bir mağduru sesi kısılanan sizlersiniz. Ama bir yandan da darbe yapılanlar bugün evde Halk TV’yi açıp istediği haberi, öğrenmesi gereken haberi tercih ettiği kanaldan izleyemeyenlere yapılıyor. İşin bu kısmı bence en önemlisi” diyerek durumun vahametini özetledi.

Öte yandan, medya sektöründeki bu gelişmeler dijital yayıncılık dinamiklerini ve erişim özgürlüğü tartışmalarını da yeniden alevlendirdi. Benzer şekilde, Show TV canlı yayın erişimi ve dijital yayıncılık trendleri üzerine yaşanan son tartışmalar da basın özgürlüğünün dijital mecralardaki önemini bir kez daha gözler önüne sermişti.

İstanbul Barosu’ndan Anayasa İhlali Vurgusu

Halk TV binasında polisin gerçekleştirdiği arama faaliyetlerini yerinde denetlemek üzere içeri giren İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Rukiye Leyla Süren de hukuki boyuta dikkat çekti. Basın haklarının hiçbir gerekçeyle kısıdalanamayacağını belirten Süren, şu ifadeleri kullandı:

“Kesinlikle herhangi bir mazeretle basın hakları ihlaline gidilemez. Burada kumanda merkezine girilerek gazetecilerin çalışma alanına müdahale etmek açık bir Anayasa ihlalidir. Burada içeri girerken engelle karşılaştık. İzinle içeriye girmek zorunda kaldık.”

Kanal önündeki bekleyiş ve gazetecilik meslek örgütlerinin dayanışma ziyaretleri önümüzdeki günlerde de sürecek gibi görünürken, yaşanan hukuki süreçlerin ulusal ve uluslararası kamuoyunda nasıl yankı bulacağı merakla takip ediliyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir