⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 347
🕐 Son Güncelleme: 15.10.2026 13:51
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Adalet Peşinde Aileleri Platformu, T24 ve Halk TV’ye yönelik idari yaptırımlara karşı tepkisini dile getirdi.
- Depremzede aileler, basın kuruluşlarına yönelik uygulamaları “adalet mücadelelerinin sesinin kısılması” olarak nitelendirdi.
- Platform, “Özgür basın susturulamaz” diyerek medya emekçileriyle dayanışma çağrısında bulundu.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından yaşadıkları kayıpların hesabını sormak ve adalet arayışlarını sürdürmek amacıyla bir araya gelen Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Türkiye gündemine oturan medya kuruluşlarına yönelik yaptırımlara karşı sessiz kalmadı. Platform, T24 haber sitesinin kapatılması ve Halk TV’ye kayyım atanması kararları üzerine resmi sosyal medya hesapları üzerinden sert bir bildiri yayımladı.
“Adalet Mücadelemizin Sesi Susturulamaz”
Platform tarafından yapılan açıklamada, depremzede ailelerin sesini kamuoyuna duyurma noktasında basın kuruluşlarının hayati bir rol oynadığına dikkat çekildi. Aileler, adalet arayışlarının sadece hukuki bir süreç değil, aynı zamanda toplumsal bir hafıza oluşturma çabası olduğunu belirterek, bu sürecin görünür kılınmasında medyanın kritik bir görev üstlendiğini ifade etti. Benzer toplumsal duyarlılıklar, yakın zamanda İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde CHP’den protesto kararı gibi farklı siyasi ve sivil platformlarda da yankı bulmuştu.
Basın Özgürlüğü ve Toplumsal Dayanışma
Depremzede aileler, yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi: “6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybedenler olarak T24 ve Halk TV’nin kapatılmasını kabul etmiyoruz. Adalet mücadelemizin sesi olan basın emekçilerinin yanındayız. Özgür basın susturulamaz.” Bu çıkış, Türkiye’de artan medya üzerindeki baskı tartışmalarını da yeniden alevlendirdi. Toplumun farklı kesimleri, bilgiye erişim hakkının temel bir insan hakkı olduğunu savunarak, bu tür kararların toplumsal vicdanda karşılık bulmadığını vurguluyor.
Yaşanan bu süreç, sadece basın özgürlüğü ile sınırlı kalmayıp, Türkiye’deki hak arama mücadelelerinin nasıl bir engelle karşı karşıya olduğunu da gözler önüne seriyor. Öte yandan, dünyadaki benzer kriz süreçlerinde de medyanın rolü tartışılmaya devam ediyor. Örneğin, Gazze’de hayatını kaybedenlerin toplam sayısı 74 bin 396’ya ulaştı haberi, küresel çapta bilgi akışının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Bilgiye ulaşma özgürlüğü, felaketlerin ardından gelen adalet süreçlerinin en temel dayanağı olarak kabul ediliyor.
Adalet Peşinde Aileleri Platformu, bundan sonraki süreçte de adalet arayışlarını ve basın özgürlüğüne yönelik desteklerini kararlılıkla sürdüreceklerini belirterek, tüm kamuoyunu bu konuda duyarlı olmaya davet etti.



