Ekonomi

BES-AR Ekim Ayı Raporu: Yoksulluk Sınırı 125 Bin TL’yi Aştı

Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi'nin verilerine göre yoksulluk sınırı 125 bin TL'yi aştı. Asgari ücret açlık sınırının oldukça altında kaldı.

OKUMA AYARLARI
BES-AR Ekim Ayı Raporu: Yoksulluk Sınırı 125 Bin TL'yi Aştı
BES-AR Ekim Ayı Raporu: Yoksulluk Sınırı 125 Bin TL'yi Aştı
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 414
🕐 Son Güncelleme: 15.10.2026 15:29

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi (BES-AR), ekim ayına dair açlık ve yoksulluk sınırı verilerini kamuoyuyla paylaştı.
  • Dört kişilik bir memur ailesinin yoksulluk sınırı 125 bin 744 liraya ulaşırken, açlık sınırı ise 49 bin 809 lira olarak kaydedildi.
  • Araştırma, 28 bin 75 lira olan asgari ücretin açlık sınırının dahi çok altında kaldığını ve barınma krizinin derinleştiğini ortaya koydu.

Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi (BES-AR), Türkiye’deki ekonomik koşullara ilişkin hazırladığı ekim ayı raporunu yayımladı. Açıklanan veriler, hanelerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta yaşadığı zorlukları bir kez daha gözler önüne serdi. Rapora göre, dört kişilik bir memur ailesinin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı, yani açlık sınırı 49 bin 809 liraya yükseldi.

Yoksulluk Sınırı 125 Bin Lirayı Geride Bıraktı

Araştırmanın en dikkat çekici verilerinden biri, yoksulluk sınırındaki keskin artış oldu. Gıda harcamasının yanı sıra kira, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi temel giderlerin de dahil edildiği yoksulluk sınırı, ekim ayı itibarıyla 125 bin 744 liraya ulaştı. Sağlıklı beslenmenin günlük maliyeti ise 1.660 lirayı aşarak aile bütçeleri üzerindeki baskıyı artırdı. Ekonomik göstergelerdeki bu değişim, Cumhuriyet altını fiyatları gibi yatırım araçlarını takip eden vatandaşların yanı sıra, sabit gelirli tüm kesimleri doğrudan etkiliyor.

Asgari Ücret Açlık Sınırının Altında Kaldı

BES-AR raporunda, 2026 yılında 28 bin 75 lira olarak uygulanan asgari ücretin durumu özel olarak ele alındı. Raporda yer alan ifadelerde, “2026 yılında da 28 bin 75 lira alan asgari ücretli, 49 bin 809 lira olan açlık sınırının yüzde 77,41 altında ücret alarak sadece karnını doyurabilmektedir” denildi. Bu durum, geniş kitlelerin temel gıda maddelerine erişiminin dahi risk altında olduğunu gösteriyor.

Öte yandan, toplumun genelinde yaşanan geçim sıkıntısı, sosyal yaşamın diğer alanlarını da etkiliyor. Örneğin, 30. İstanbul Tiyatro Festivali gibi kültürel etkinliklere katılımın, artan yaşam maliyetleri nedeniyle dar gelirli vatandaşlar için daha ulaşılmaz hale geldiği görülüyor. Ekonomik krizin sosyal hayat üzerindeki etkileri, toplumun her kesiminde hissediliyor.

Barınma Krizi Derinleşiyor

Araştırmada büyükşehirlerde görev yapan kamu emekçilerinin yaşadığı barınma sorunlarına da geniş yer ayrıldı. Maaşlarının yüzde 75 ila 80’ini kiraya ayırmak zorunda kalan çalışanlar, temel ihtiyaçlarını karşılamakta ciddi güçlük çekiyor. Artan kira maliyetleri, birçok kişinin üç ila beş kişilik gruplar halinde aynı evi paylaşmak zorunda kalmasına sebep oluyor. Bu durum, barınma hakkının lüks bir tüketim haline geldiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Ekonomik veriler ışığında, hükümet kanadında yapılan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum’dan seçim takvimi açıklaması gibi siyasi gündem maddeleri de yakından takip ediliyor. Ancak hanelerin önceliği, yüksek enflasyon ortamında alım gücünü korumak ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek olmaya devam ediyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir