Gündem

Diyarbakır’da 77 kişinin hayatını kaybettiği apartman davasında yeni gelişme

Diyarbakır'da 6 Şubat depremlerinde 77 kişiye mezar olan Serin-2 Apartmanı'na ilişkin 3 belediye çalışanı hakkında hapis istemiyle yeni bir dava açıldı.

OKUMA AYARLARI
Diyarbakır'da 77 kişinin hayatını kaybettiği apartman davasında yeni gelişme
Diyarbakır'da 77 kişinin hayatını kaybettiği apartman davasında yeni gelişme
📍 Konum: Diyarbakır, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 404
🕐 Son Güncelleme: 15.10.2026 14:15

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan ve 77 kişinin yaşamını yitirdiği Serin-2 Apartmanı ile ilgili 3 belediye çalışanı hakkında iddianame hazırlandı.
  • Bilirkişi raporlarında binanın yapı kullanım izin belgesi olmadan iskana açıldığı, statik hesap hataları bulunduğu ve beton sınıfının yönetmeliğe uygun olmadığı tespit edildi.
  • Sanıklar hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep ediliyor.

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin vurduğu Diyarbakır’da, yıkılan binalara ilişkin hukuki süreçler titizlikle devam ediyor. Merkez Bağlar ilçesi Mevlana Halit Mahallesi Tesisler Kavşağı’nda bulunan ve depremde yerle bir olarak 77 vatandaşımıza mezar olan Serin-2 Apartmanı dosyasına ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, dönemin Bağlar Belediyesi yetkilileri hakkında yürüttüğü soruşturmayı tamamladı.

3 Belediye Görevlisi İçin Hapis İstemi

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Memur ve 2547 Sayılı Yasa Kapsamına Giren Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianame, 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, dönemin Bağlar Belediyesinde İmar ve Şehircilik Müdür Vekili olarak görev yapan E.Y, M.R.B. ve B.A.’nın “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Bu dava, daha önce haklarında aynı suçlamalarla yargılama süreci devam eden müteahhit ve proje sorumlularının dosyasıyla birleştirildi.

Bilirkişi Raporundaki Çarpıcı Detaylar

İddianamede yer alan bilirkişi raporu, binanın yıkımına giden ihmaller zincirini gözler önüne serdi. Rapora göre, 11 katlı binanın statik hesabında deprem yükü ve düzensizlik kontrollerinin bulunmadığı, beton sınıfının ise yönetmelik şartlarını sağlamadığı belirlendi. Ayrıca, binanın temel üstü vizesi alınmadan inşaata devam edildiği ve yapı kullanım izin belgesi dahi düzenlenmeden iskana açıldığı tespit edildi.

Bu süreçte, şehir planlaması ve yapı denetim süreçlerinin önemi bir kez daha gündeme geldi. Benzer şekilde, Türkiye’de il olmaya aday ilçeler ve idari süreç hakkında bilgiler ışığında, yerel yönetimlerin yapı denetimindeki sorumluluklarının ne kadar kritik olduğu görülüyor. İlgili kurumların, yapı kayıt belgesi sorgulama sisteminde herhangi bir belgeye rastlamaması, binanın denetimsiz bir şekilde varlığını sürdürdüğünü kanıtlıyor.

Sorumluluk Alanları Genişliyor

Mahkemeye sunulan belgelerde, binanın 1994 yılındaki imar planı projesinde yer aldığı belirtilse de, teknik kontrollerin yapılmadığı vurgulandı. Sanıklar ifadelerinde kusurlarının olmadığını iddia etse de, savcılık makamı, iskana açılma sürecindeki ihmaller nedeniyle belediye görevlilerinin sorumluluğunun bulunduğunu belirtti. Toplumsal hafızada yer edinen bu tür acı olaylar, sadece inşaat sektörünü değil, aynı zamanda idari süreçleri de sosyal medyada yaş doğrulama sistemi gibi dijital denetim mekanizmalarının güvenliği kadar şeffaf bir şekilde ele alınması gerektiğini gösteriyor. Adalet arayışı, Serin-2 Apartmanı davası özelinde kamu vicdanını rahatlatacak bir sonuca ulaşmayı hedefliyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir