⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 367
🕐 Son Güncelleme: 15.10.2026 20:07
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ‘çıkar amaçlı suç örgütü’ davasının 99. duruşması gerçekleştirildi.
- Sanık sıfatıyla savunma yapan Ekrem İmamoğlu, belediye teşkilat yapısının bir suç örgütü olarak nitelendirilmesini kabul etmeyerek tüm süreçlerin şeffaf olduğunu belirtti.
- İmamoğlu, rüşvet ve suç delillerini gizleme iddialarına karşı, yapılan yatırımların tamamen kamu yararına olduğunu ve somut bir delil bulunmadığını savundu.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında açılan “çıkar amaçlı suç örgütü” iddiasıyla ilgili devam eden davanın 99. duruşmasında savunmasını yaptı. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmada İmamoğlu, kamu görevlisi olarak hesap vermekten çekinmediğini vurguladı.
İmamoğlu: “Ortada Suç Örgütü Değil, Şanlı Bir Belediye Var”
Duruşma sırasında hakkındaki soruşturmalara değinen İmamoğlu, belediye bünyesinde yürütülen tüm işlemlerin denetimden geçtiğini ve yapılan incelemeler sonucunda tek bir kuruş dahi kamu zararı tespit edilemediğini ifade etti. İddianamede yer alan “suç örgütü” nitelendirmesine sert tepki gösteren İmamoğlu, belediye teşkilat yapısının bir örgüt olarak sunulmasının gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Savunmasında, iddialarda adı geçen isimlerin çalışma şekillerini açıklayan İmamoğlu, “Ortada bir suç örgütü yok, ortada şanlı, şerefli İstanbul Büyükşehir Belediyesi var. Yüzlerce vatansever yöneticisi, canla başla çalışan memuru, mühendisi ve şoförü var. Hepsiyle gurur duyuyorum” dedi. İmamoğlu ayrıca, danışmanları ve belediye bünyesindeki bazı isimlerin görev tanımlarını ve tanışıklık düzeylerini mahkeme heyetine detaylıca aktardı.
Rüşvet İddialarına Somut Delil Yanıtı
İddianamede yer alan Cebeci Maden sahası eylemleri ve çeşitli projelerdeki rüşvet iddialarını kesin bir dille reddeden İmamoğlu, suçlamaların temelsiz olduğunu belirtti. 155 farklı eylemden 69’unun rüşvetle irtikap olarak nitelendirildiğini hatırlatan sanık, bu iddiaları şu sözlerle çürüttü:
“Rüşvet dediler, peki kimin cebine para girdi? Kim zenginleşti? Dosyada bunun tek bir banka kaydı veya belgesi var mı? Yok. Dosyada sadece halk için yapılan kreşler, okullar, camiler, yurtlar, spor tesisleri ve parklar var. Tüm bu yatırımlar İstanbul halkına kalmıştır.”
İmamoğlu, rüşvet olarak lanse edilen durumların aslında kentin kazanımı olduğunu ve kişisel menfaat değil, tamamen kamu yararı gözetildiğini savundu. Rüşvet tutuklusu Kemal Çamlıyurt’un görevden uzaklaştırılması gibi hukuki vakaların aksine, kendi davasında iddia edilen hiçbir suçun maddi bir karşılığının bulunmadığını ekledi. İstanbul’daki kamu hizmetleri ve altyapı projelerinin her zaman denetlenebilir olduğunu belirten İmamoğlu, ‘aklama’ suçuyla ilgili iddiaların da herhangi bir delile dayanmadığını öne sürdü.
Mahkeme heyeti, sanığın savunmasını aldıktan sonra duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Davanın bir sonraki aşamasında delillerin incelenmesine devam edilmesi bekleniyor.



