⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 435
🕐 Son Güncelleme: 15.10.2026 16:19
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail’deki İşkenceye Karşı Kamusal Komite (PCATI) ile İnsan Hakları İçin Doktorlar (PHR) ortak bir rapor hazırlayarak hapishanelerdeki hak ihlallerini gözler önüne serdi.
- Hazırlanan raporda, aralarında Filistinli esirlerin de bulunduğu tutuklulara gardiyanların yakın mesafeden kauçuk ve plastik mermilerle ateş açtığına dair 22 ayrı ifade yer aldı.
- İnsan hakları kuruluşları, İsrailli yetkililere başvurarak hapishanelerdeki kontrolsüz ateş açma uygulamalarının derhal durdurulmasını talep etti.
İsrail’de faaliyet gösteren insan hakları kuruluşları, ülkedeki cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülere yönelik uygulanan şiddet ve hak ihlallerine ilişkin çarpıcı bir rapor yayımladı. İşkenceye Karşı Kamusal Komite (PCATI) ile İnsan Hakları İçin Doktorlar (PHR) tarafından ortaklaşa hazırlanan raporda, cezaevi gardiyanlarının tutuklulara doğrudan ateş açtığına dair belgelenen 22 ayrı ifade kamuoyuyla paylaşıldı.
Son bir yıl içerisinde kaydedilen beyanların çoğunluğunu Filistinli esirlerin oluşturduğu, listede bir Yahudi tutuklunun da yer aldığı bildirildi. Rapordaki en dikkat çekici detaylardan biri, ateş açma eylemlerinin tutukluların kaçma ya da korunma imkanının bulunmadığı hücre içlerinde, son derece yakın mesafeden gerçekleştirilmiş olması.
Yedi Farklı Hapishanede Benzer Vakalar Tespit Edildi
İnsan hakları raporunda şiddet vakalarının Ofer, Ganot, Ketsiot, Gilboa, Megiddo, Nitzan ve Eshel olmak üzere toplam yedi farklı hapishanede gerçekleştiği belgelendi. Koğuş baskınları sırasında veya hücrelerde meydana gelen olaylarda kauçuk, plastik ya da sünger mermi gibi mühimmatların kullanıldığı aktarıldı. Benzer olaylar dünyada ve ülkemizde farklı coğrafi krizleri ve güvenlik önlemlerini akıllara getirirken, uzmanlar uluslararası hukukun ihlal edildiğine dikkat çekiyor. Örneğin, yakın geçmişte uluslararası arenada yaşanan gelişmeler ve ABD’den UEA üyelerine acil petrol rezervi baskısı gibi stratejik hamleler, ülkeler arası baskı unsurlarının geniş bir yelpazede sürdüğünü gösteriyor.
Öte yandan, yerel düzeyde yaşanan doğal afetler ve krizler de hak ihlalleri kadar kamusal güvenliğin önemini hatırlatıyor. Ülkemizde yaşanan benzer acil durumlar ve hazırlık süreçleri, tıpkı İstanbul’daki sel felaketinde sigorta poliçesi tuzakları gibi kriz anlarında bireylerin haklarının korunmasının ne denli hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Ağır Yaralanmalar ve Tıbbi Müdahale Eksikliği
Raporda yer alan tıbbi belgelere göre, geçtiğimiz yıl haziran ayında kauçuk mermiyle vurulan 45 yaşındaki bir Filistinli esir Soroka Hastanesine kaldırıldı. Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan esirin, sağ testisinde meydana gelen ağır doku tahribatı nedeniyle ameliyatla bu organının alındığı ifade edildi. Bir başka vakada ise yakın mesafeden ateş edilmesi sonucu sol bacağı kırılan bir tutukluya hastanede platin takıldığı kayıtlara geçti.
Esirler, yaralandıktan sonra düzenli tıbbi muayeneden geçirilmediklerini ve gerekli tedavilerden mahrum bırakıldıklarını beyan etti. Ofer Hapishanesinde aylarca uyuz tedavisi uygulanmamasını protesto eden bir tutukluya gardiyanların ateş açtığı ve kafasında elektroşok cihazı kullandığı bilgisi de raporda yer alan sarsıcı detaylar arasında bulunuyor.
Yetkililere Acil Çağrı
Olayların belgelenmesinin ardından PCATI ve PHR, İsrail Hükümeti Hukuk Danışmanı ile Hapishane İdaresinden üst düzey yetkililere resmi başvurularda bulundu. İnsan hakları savunucuları, cezaevlerindeki bu kontrolsüz ve orantısız güç kullanımının derhal durdurulmasını, kullanılan silah ile mühimmat türlerinin denetlenmesini talep etti.



